"Bağlantı kur yeter." Ama nasıl bağlantı kurabilecekti ve biz ona nasıl yardım edebilecektik? Hayat bağlantı olmadan nedir ki? Nitekim Hume söyle yazmıştı: "Biz, süregen bir akış ve devinim içinde akıl almaz bir hızla birbirini takip eden değişik duyumların bir toplamından veya yığınından ibaretiz.'' Jimmie de bir bakıma "Humevari" bir varoluşa indirgenmişti. Tüyler ürpertici bir şekilde bağlantısız ve tutarsız bir akış ve değişime indirgenmiş Jimmie'nin zatında kendi felsefi "yaratığının" ete kemiğe büründüğünü görseydi, Hume ne kadar şaşırırdı acaba diye düşünmeden edemiyorum.
Hayatımızı oluşturan şeyin hafıza olduğunu fark etmek için ufaktan da olsa hafizanızı kaybetmeye başlamanız gerekiyor. Hafızasız bir yaşam esasında yaşam değildir. (...) Hafızamız bütünlüğümüz, mantığımız, duygumuz, hatta eylemimizdir. Onsuz biz bir hiçiz. (...) (Sadece, annemde olana benzer bütün bir hayatı silebilecek nihai amneziyi bekliyorum...)
Luis Buñuel
Korkunç bir şeydi bu, ne büsbütün diri, ne büsbütün ölü olduğumu hissediyordum. Canlı bir cenazeydim artık,ne dirilerin dünyasıyla bir bağım vardı ne de ölümün unutulmuşluğu ve huzurundan yararlanıyordum.
O eski ben yoktu artık. Onu geri getirebilsem onunla konuşsam bile beni duymaz ve dediklerimi anlamazdı. Eskiden tanıdığım bir insan suretindeydi ama benden olmayan, benden bir parça taşımayan biriydi o.