Bireysel mevcudiyetin yükünü, sıkıntısını, yalnızlığını dayanılmaz bulan çok kişi vardır. İnsan bunu özellikle de kendini geliştirme imkanlarının nispeten yetersiz kaldığı, bireysel ilgi ve beklentilerinin yaşamaya değer görülmediği zamanlarda hisseder. Böyle kişiler er ya da geç bireysel mevcudiyetlerine sırtlarını döner ve kutsal bir dava, lider veya hareketle kendilerini özdeşleştirmek suretiyle bir değer ve amaç kazanmaya uğraşırlar.
Milletin niteliklerini ve kaderini belirleyen şey önemli ölçüde alt sınıftakilerin tabiatı ve olanaklarıdır. Orta sınıf bir ülkenin etkisiz elemanıdır. Şehirde ve köydeki çalışkan, edepli, varlıklı ve kanaatkâr orta sınıfı şekillendiren şeyler ise iki uçtaki aşırıya kaçmış azınlıklardır: En iyi ve en kötüdür.
Yazı icat edileli beri, toplumsal istikrarın unsurlarından biri eğitimli azınlıktır. Eğitimliler güçlülerin tarafını tutarsa toplumda muhalefet ve ayaklanma olmaz, sonuçta sıkıntılarını muhalefet ve başkaldırmaya dönüştüren kelimeler yalnız eğitimlilerden çıkabilir.