"Zaten saatle insanı birbirinden pek ayırmazdı. Sık sık 'Cenab-ı Hak insanı kendi sureti üzerine yarattı; insan da saati kendine benzer icat etti..' derdi. Bu fikri çok defa şöyle tamamlardı: 'İnsan saatin arkasını burakmamalıdır. Nasıl ki, Allah insanı bırakırsa her şey mahvolur!' Saat hakkındaki düşünceleri bazen daha derinleşirdi: 'Saatin kendisi mekan, yürüyüşü zaman, ayarı insandır... Bu da gösterir ki, zaman ve mekan, insanla mevcuttur!' "
"...hayatım, dedim. Fakat gerçekten buna bir hayat denebilir mi? Eğer yaşamak kelimesinin manası her şeyden mahrum olmak ve ıstırap çekmekse, her an küçülmek ve bunu nefsinde her lahza duymaksa, bir türlü aşamayacağı bir çemberin içinde durmadan çırpınmaksa, şüphesiz ben de, benimkiler de en derin şekilde yaşıyorduk."
"'Biraz şikayet edecek olursam', diyordu yüreği, 'bu yalnızca benim insan yüreği olmamdandır ve insanların yürekleri böyle olur. Ulaşmaya layık olmadıklarını ya da ulaşamayacaklarını sandıkları için en büyük düşlerini gerçekleştirmekten korkarlar.'"