Zeynep

Zeynep

, bir kitap okudu
7/10
·140 syf.·
2023 6. kitabı
Grigory Petrov
8.4/10 · 124,9bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Herkes hayattaki zorluklardan, acılardan ve düzensizlikten şikayet etmesine rağmen hayatı daha iyi, daha düzenli bir hale getirmek için kimse parmağını bile kıpırdatmıyor. Hepimiz hayata dışarıdan bakan seyircileriz sanki, her şeyi ve herkesi yargılamak üzere görevlendirilmiş gibiyiz. Herkes büyük işler, büyük şahsiyetler, büyük sevinçler isteyip beklerken, kendisini ve çevresindeki hayatı alışılmış bayağılığın milim bile üzerine yükseltmeyi düşünenlerin sayısı oldukça azdır. İnsanlar borçlarını ödememek için her yönteme başvuran vicdansız borçlulara benziyor.
Sayfa 124·Kitabı okudu
Liseliler, çoğunlukla mezuniyet sınavlarından sonra toplanıp ders kitaplarını törenle yakarlar. Neden? Bunun anlamı nedir? Manen ölmüş okullarımız dinamik düşünce yerine öğrencilere kuru ve sıkıcı okul kurallarının tozunu sunarlar. Okul öğrenme arzusu, öğrencilerde bilime karşı ilgi uyandırmıyor. Bilime değer vermelerini ve onu anlamayı öğretmiyor. Bilime karşı sevgi ve açlığın olmadığı yerde ne bilim ne de bilim insanları var olabilir. Aynı şekilde estetik duygusuna, güzele ihtiyaç duyulmadan sanat da olmaz. Önce bilim arzusu, sonra bilim. Önce sanat arzusu, sonra sanat. Bilim ve sanat arzusu topraksa bilim ve sanat o toprakta büyüyen çiçeklerdir.
Sayfa 122·Kitabı okudu
Gençlerinizi değil kendinizi suçlayın. Nasıl yetiştirirseniz gençler öyle olur. Peki, siz gençleri nasıl yetiştiriyorsunuz? Bir hiç olarak. Anneler sürekli ev işleriyle, mutfak, temizlik ve çamaşırlarla meşgulken babalar memuriyet, ticaret ve diğer işlerle uğraşır, akşamları da meyhane ve gazinolarda oturup kağıt oynarlar. Çocuklarla hiç oynamazlar. Onlara ayıracakları vakitleri yoktur. Ayrıca onların gözünde çocuklarla ilgilenmek eziyettten ve sıkıcı bir işten başka bir şey değildir. Çocuklarıyla sohbet etmezler. Çocuklarının hayatları ilgilerini çekmez. Boş vakitlerinde onları biraz sevip ellerine şeker ve oyuncak verip şöyle söylerler: 'Haydi çocuklar! Kendiniz oynayın!' Söyledikleri aslında şudur: 'Gözümün önünden kaybol. Ne yaparsan yap. Yeter ki bizi rahat bırak.' Çocuğun zihni, ruhu bakımsız bir tarla gibi çorak kalır. Çünkü yararlı hiçbir tohum ekilmemiştir. Çocuklara iyilik, doğruluk, sevgiyi anlatmaya kalksalar da zoraki, sıkıcı ve yabancı kelimeler kullanırlar. Çocuk zihnini uyandırmayı bilmezler, bilmek de istemezler. Çocukların hassas ruhunu ısıtmak için çaba göstermezler. Açık söylemek gerekirse bu çocuklar, ebeveynleri, pek çok teyzeleri ve amcaları olmasına rağmen kendi evlerinde birer yetim gibi büyümektedirler.
Sayfa 60·Kitabı okudu
Kitlelerin dine karşı duyduğu ilgisizlik halkın en tehlikeli hastalığı olabilir. Fevri gençler ve zeka yoksunu liberaller dinsizliğin özgür düşüncenin yansıması olduğunu söylemekle büyük bir hata yapıyorlar. Dinsizlik ruhun zayıflığı ve hastalığıdır. Dinsizlik, halktaki kutsal her şeyin yok olması ve neticesinde insanın elinde vahşiliğin, vicdansızlığın, ahlaksızlığın, kabalığın, bencilliğin, zorbalığın kalmasıdır.
Sayfa 37·Kitabı okudu