Devletin gücü veya zayıflığı, halkın gelişimi veya geri kalması sadece yöneticinin erdemine ya da kabiliyetsizliğine bağlı değildir. Yönetici nasıl biri olursa olsun iyi veya kötü, kahraman veya zalim her zaman temsil ettiği halkın resmidir. Onun ruhunun yansımasıdır. Yönetici halk kitlelerinin eseridir. Kendi halkı nasılsa, o da daima öyledir. d
Dolayısıyla, her halkın hak ettiği iktidara ve yöneticilere sahip olduğu öteden beri söylenegelmektedir.
"Ben sadece eğlenceliyim...
Lunaparka sadece eğlenmek istediğin zaman gidersin ama insanlar deniz kenarına her zaman gider. Bu öyle bir şey. Ben lunaparkım. Uzaktan güzel görünüyorum. Herkes uzaktan eliyle işaret edip ne kadar güzel olduğumu söylüyor. Sonra ışıkları sönüyor, ışıklar söndüğünde hiçbir büyüsü kalmıyor. Ama gece sahile gitsen orada yine birilerini görürsün. Deniz kenarlarını insanlar yirmi dört saat sever. Her mevsim başka sever. Gece başka gündüz başka sever. Ben lunaparkım."
...
"Ben deniz kenarına gitmem," dedi.
Ben eve gitmek istiyorum ama evim neresi bilmiyorum. Babamın öldüğü o yer mi, annemin hiç olmadığı o yer mi... Yalnızlık bir insanın çatı verebilir miydi, bir çatı bir insanın üzerine kaç kere devrilirdi...