Yılın son kitap yorumunun bu kitap olacağını asla düşünmezdim çünkü şansa bkm kitapta 9.90 tl olduğunu gördüğüm için kitabı almıştım. (Ah ah şimdi baktım bkm'de bile 30 tl bandında bir etiket fiyatı var) Alırken haliyle konusundan haberim yoktu. Tek bildiğim kitabın fantastik olduğuydu, ayriyetten normalde bir kitabı alırken goodreads veya 1000 kitaptan kitabın yorumunu okuyan ben kitabı bu derece ucuz görünce yorum okumadan sepetime ekledim ve aldım. Bu yüzden ilk defa bir kitabı okurken hiç kimsenin yorumundan etkilenmedim. Neyse çok fazla boş yapmadan önce kitabın konusundan biraz bahsedeyim sonra yorumuma geliriz.
Konusu:
Tana adındaki kızımızın Amerika'sında -hoş dünyasında demek daha doğru olur- Buzkent adında şehirler var, bu şehirler vampir olanlar veya herhangi bir vampir tarafından ısırılmış insanlardan oluşuyor - vampire dönüşmek isteyen "bella swan" tiplerimizi de var buralarda onları unutmayalım- Bu kentleri devlet koruyor ve buraya giren insanlar nişana sahip olmadıkları sürece buradan çıkamıyorlar. Nişan almak için ise bu buzkentlerden herhangi birisine vampir teslim etmeleri gerekiyor. Vampir olmayı ise yazar virüs yoluyla bulaşan - ah koronadan beri neredeyse okuduğum her kitapta bir virüs konusu var- Soğuk adlı bir hastalık ile tasvir etmiş. Yanlış hatırlamıyorsam herhangi bir vampir tarafından ısırılmış insan 88 gün(?) boyunca hiçbir şekilde insan kanı içmemeli yoksa ölüp vampir olarak tekrar doğuyor.
Tana, Lance adındaki arkadaşının partisine gittiğinde eski sevgilisi Aidan ile karşılaşmamak için banyoda duruyor ve içip içip küvete sızıyor. Sonrasında uyandığında ne görsün, etraf kan banyosuna dönmüş. Vampirler partiye baskın düzenlemişler ve kızımız ile eski sevgilisi dışında partide olan herkesi öldürmüşler. Bir de kızımız o evde gizemli, deli,