...tam şu an da Kral Süleyman'ın hayaleti gibiyim. Sanki yedi kilitli bir kabın içerisinde bin yıl kalmışım da kilitler nihayet bugün açılmış. Tam şu an da, Nastenka, uzun süren bir ayrılıktan sonra sizinle tekrar buluşunca aklımda binlerce vana açıldı. Kendimi kelimelerin akıntısına bırakmak zorundayım aksi takdirde boğulurum.
"Anlatacak ne var ki! Yaşadım ama, nasıl derler, kendi kendime yetecek şekilde, yani yalnız yaşadım; yalnız, yapayalnız. Yalnızlığın ne demek olduğunu bilir misiniz?"
Gökyüzü öylesine berrak, öylesine yıldızlıydı ki, ona bakan bir insan, "nasıl olur da kötü huylu, kaprisli kimseler böyle güzel bir gökyüzünün altında barınabilir?" diye kendi kendine sormadan edemezdi.