Kitabın girişi İnönü'nün kısa biyografisi, bazı sözleri ve aldığı rütbelere ayrılmıştır. 1. Dünya Savaşı, İnönü Muharebeleri, Sakarya Savaşlarındaki başarı, Lozan Antlaşması, 2. Dünya Savaşı, Johnson Mektubu gibi önemli olaylar hakkında özetle bilgiler anlatılmış bunun yanında İsmet İnönü'nün kişiliği, fikri özellikleri, öncü olduğu devrimler de kitapta yer almıştır.
Yazar 1950, 1954, 1957 genel seçimlerinde partilerin aldığı oyları verilerle okuyucuya aktarır. 1950-1980 arasında yaşanan olaylardan, darbelerden bahseder.
Kitapta bazı kaynaklardan yararlanılmış lakin dipnot olarak eklenmemiştir. Kaynakça kitabın sonundadır. Dolayısıyla okuduğunuz bölümlerin hangi kaynaklardan alındığını bilmiyorsunuz.
Kitapta beni rahatsız tek şey şuydu. Sayfa 140-141 'de Atatürk'ün eşcinsel olduğu ima edilmiş ayrıca İnönü Atatürk'ten daha çok övülmüştür. Üstelik bu yazılanlar hakkında kaynak dipnot olarak yok.
Sayfa 140-141'de yazılanlar:
Tarih Araştırmacısı Ayşe Hür ise, Atatürk'le İnönü arasındaki bu ilişkinin detaylarını bir gazeteye verdiği röportajda şöyle özetlemektedir:
"Atatürk ve İnönü arasında Milli Mücadele ile başlayıp ölümüne kadar farklılıklar içeren bir ilişki. Başından beri Mustafa Kemal'in İnönü'ye büyük bir sevgisi var. Öyle mektuplar yazmış ki, bir erkeğin bir kadına yazdığı mektuplar gibi. Hatta 1933'te yazdığı bir mektupta "Seni okurken hıçkırıklarla ağladığımı söylersem, inanır mısın? Bu duygularımı kimsenin yanında değil, yatak odama çekildikten sonra mahremimde yazıyorum. Sen beni muhakkak çok seviyorsun. Ya ben seni!" şeklinde ifadeler kullanmış.
İnönü'nün cevapları daha ölçülü, daha mesafeli, başından itibaren ilişkiyi dikkatli kurmaya çalışmış. Neden İnönü daha mesafeli? İşlerin nereye gideceğini görmüş. Mustafa Kemal'in kişiliğini iyi analiz etmiş.