Sevilme,ait olma ve güvende hissetme gibi duygusal gereksinimler çocuklukta karşılandığında,yetişkinlikte içsel dengeye daha kolay ulaşırız.Ancak yaş aldıkça ve yaşamın ağırlığı üzerimize bindikçe,bu çağın saflığına duyduğumuz özlem de artar.Zor zamanlarda ya da kendimizi yalnız hissettiğimizde,içimizdeki çocuk yeniden başını uzatır;o eski gülümsemeleri ararız.Belki de kaybettiğimiz
gülümsemeyi özleriz.
Senelerden beri hiç kimseye bir tek kelime söylemedim.Halbuki konuşmaya ne kadar muhtacım.Her şeyi içinde boğmaya mecbur olmak,diri diri mezara kapanmaktan başka nedir?
Benim bu insanlara ne lüzumum vardı?Beş on kuruş ekmek parası için bana tahammül edilebilir miydi?İnsanlar birbirinin maddi yardımlarına ve paralarına değil,sevgilerine ve alakalarına muhtaçtırlar.Bu olmadıktan sonra,aile sahibi olmanın hakiki ismi“birtakım yabancılar beslemek”ti..