Zeynep Sude Akhan

Bir sabah uyandığımda bütün “yapmak”ların bedelinin yüksek bir tutarla tarafıma fatura edildiğini gördüm. Oysa hiçbir ilişkimde muhasebe defteri tutmamıştım. Eylemlilikte had aşımı neymiş anladım. Bir Zen şiiri şöyle der: “bir şey yapmadan sessizce otur; bahar gelir ve otlar kendiliklerinden büyür.” Ömrümün kırk beşinci gözünde baharın gelmesini beklerken otların kendiliklerinden büyüdüğünü görmek istiyorum. Havlu atan bülbülleri, gevşek papağanları, kibirli kartalları, dayanıksız baykuşları, bataklık sevdalısı balıkçılları bulduğum yerde bıraktım. Cennete gideyim ama ölmeyeyim diyenlerle vedalaştım. Simurg’u aramaya devam ediyorum. Bulur muyum bilmiyorum ama bulanların arayanlar olduğunu biliyorum. Mazeretçi kuşlar görünmez kafeslerinde kalsınlar; bir gün uçabilirler mi bilmiyorum ama bana bir Hüthüt yeter, biliyorum.
Sayfa 28·Kitabı okudu
Edebiyat
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ne yapayım diyene de ki: “Bir şey yapma, şimdiye kadar hep sen yaptın.” … Yapmayanların yerine de yapmayı görev bilmiş biri için “şimdiye kadar hep sen yaptın” mesajı bir tokat şiddetinde.
Sayfa 28·Kitabı okudu
Edebiyat
Sizin en büyük zaafınız insan olmak, sayenizde dünyanın neresine gitsem sırtım yere gelmiyor. Çantamda umutlarınız, diyar diyar geziyorum.
Sayfa 40·Kitabı okudu
Edebiyat
İşte burasıdır bizim ülkemiz. Ülkemizin karanlık tarafı. Eğer bu ülkenin bir de aydınlık tarafı, yüksek sıradağları, parlak çayırları varsa, biz onları ancak öncü kaşiflerin masallarından biliyoruz. Henüz oraya ulaşmış değiliz. Oraya maço erkekleri taklit ederek asla ulaşamayız. Oraya sadece, kendi yolumuzu çizerek, kendi ülkemizin karanlığını yaşayarak ulaşabiliriz. … Köklerimiz gözleri kör eden ışıkta değil, insan denen varlığın ruhunu oluşturduğu besleyici karanlıkta.
Sayfa 23·Kitabı okudu
Edebiyat
Bizse, zaten halihazırda yabancıyız. Kadınlar, kadın olarak, erkek egemen düşünceyle, erkeklerce oluşturulmuş toplumsal normlara, insanın “insanoğlu” diye adlandırıldığı, aaygı duyulan tek tanrının erkek olduğu, gidilebilecek tek yönün yukarısı olduğu bu topluma zaten büyük ölçüde yabancılaşmış ve toplumdan dışlanmış durumdalar. Bu onların ülkesi. Biz kendimizinkini keşfedelim. Seksten bahsetmiyorum, seks her kadın ve her erkeğin kendine ait bambaşka bir evren. Ben toplumdan, insanoğlunun dünyası diye adlandırılan kurumsallaşmış rekabet, saldırganlık, şiddet, iktidar ve güç üzerine kurulmuş toplumdan bahsediyorum. Eğer biz orada kadın olarak yaşamak istiyorsak üstümüze bir miktar ayrımcılık yükleniyor.
Sayfa 23·Kitabı okudu
Edebiyat