Zeynep Sude Akhan

Anlayacağınız, kendime karşı kazandığım zaferler de bir başka hezimetti; bazen kusurlarımız, kötü huylarımızın karşısına çıkardığımız iyi hasımlardır. Öğüt isteyecek kimsem yoktu. Yasak eğilimlerin ilk sonucu bizi kendi içimize hapsetmektir: susmak ya da bundan sadece suç ortaklarına bahsetmek gerekir.
Sayfa 43·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Yaptıklarımıza bir tür gerçeklik veren başkasının görüşüdür; benim yaptıklarımı kimse bilmediğinden, rüyada yapılan hareketlerden daha fazla bir gerçeklikleri yoktu. … Bana göre kötülük, günahı alışkanlık haline getirmekten ibaretti; yalnızca tek bir defa teslim olmanın, hiç teslim olmamaktan daha zor olduğunu bilmiyordum; kabahatimi bir daha hiç maruz kalmamaya söz verdiğim şartların sonucu olarak izah ettiğimden, bir anlamda onu kendimden ayırıyor ve bir kazadan ibaret sayıyordum.
Sayfa 42·Kitabı okudu
Şeyleri giydirmeye çabalayan muhayyilelerimizdir, oysa şeyler muhteşem bir biçimde çıplaktır.
Sayfa 40·Kitabı okudu
Tiksintinin saplantının biçimlerinden biri olduğunu ve bir şeyi arzu ettiğinde tiksinerek düşünmenin hiç düşünmemekten daha kolay olduğunu bilmiyordum. … Somut bir delil olmadan kendi tiksintimin seviyesinde olduğuma inanmak benim için imkansızdı; ve hâlâ o zamanlar başkalarından farklı olduğumu düşünüyorum. … Kırılganlıktan başka bir şey olmayan şeyi fazilet sandım, ve eğer oyuncuları daha güzel olmuş olsalardı kaderin beni tanık ettiği sahne, şüphesiz beni çok daha az sarsardı. … Eskisinden daha çok hasta düştüm demek daha doğru olur, çünkü oldum olası biraz hastaydım zaten. … Ölmek her zaman çok kolay gelmişti bana.
Sayfa 34·Kitabı okudu
Hayatta olup bitenler asla belirgin değildir; onları çıplak halleriyle tasvir etmek yalanın ta kendisidir çünkü onları daima bir arzu sisi içinde görürüz. Kitapların bizi ayarttığı doğru değildir; olaylar da ayartmaz, çünkü sadece bizim ayartılma saatimiz her şeyin bizi ayartacağı vakit geldiğinde yaparlar bunu. … Istırap tektir. Tıpkı zevkten söz ettiğimiz gibi ıstıraptan da söz ederiz; ama ancak bize hükümleri altına almadıkları, artık hükümleri altına alamadıkları zaman. İçimize her girdiklerinde bizde yeni bir duygunun şaşkınlığını yaratırlar ve onları unutmuş olduğumuzu kabul etmemiz gerekir. Yenidirler, çünkü biz de öyleyizdir: her seferinde onlara, hayatın az çok değiştirdiği bir ruh ve bir vücut veririz. Ama yine de ıstırap tektir. Istırap gibi zevkin de her zaman aynı olan birkaç biçimini tanıyacağız yalnızca, ve bunların tutsağıyız. Bunu açıklamak lazım: sanırım ruhumuzun sınırlı bir klavyesi var, ve hayat ne yaparsa yapsın ondan iki üç zavallı notadan fazlasını çıkaramıyor. Kimi akşamların korkunç yavanlığını hatırlıyorum, insanın olaylara kendini onlara bırakmak istercesine tutunduğu akşamları; müzik konusundaki aşırılıklar, belki de arzuyu başka bir niteliğe oturtmaktan başka bir şey olmayan marazi ahlaki kusursuzluk ihtiyacımı. Kimi gözyaşlarını hatırlıyorum , ortada gerçekten ağlanacak bir şey yokken dökülen gözyaşlarını; acıya ilişkin bütün deneyimlerimin yaşadığım ilk acının içinde bulunduğunu anlıyorum. … Fakat acı bize sebebine dair hiçbir şey öğretmez.
Sayfa 31·Kitabı okudu