Kızın duyguları çok keskindi ve diğerlerinin kendisini anlaması için sızabileceği hiçbir gediği yoktu. Hiç kimse ona soğuk davranmayı aklından bile geçirmemişti ama yine de onu yatıştırmak için kimse rahatını bozmak istemiyordu.
Bu çerçevede öncelikle şu söylenmelidir: TLP'de bir-
biriyle karşı karşıya duran dil ile dünya, eşbiçimli olarak görül
müş, dilin gerçekliğin resmi olduğu söylenmiş, dilin yapısı ile
dünyanın yapısının birbirine tekabül ettiği öne sürülmüştü. Böy-
lece dil ile dünya birbirine bağlanmıştı. Şimdi ise bu bağ, tama
men koparılıyor. Dil, gerçeklik karşısında tam bir özerkliğe kavu
şuyor.
Sağduyunu bir şemsiye gibi ele alma. Felsefe yapılan bir odaya girerken onu dışarıda bırakma, içeriye birlikte getir. '3*7 Aslında burada sağduyu, felsefe yapma "aracı" değil, tersine felsefe yapmaya karşı bir güvenlik sistemi olarak öngörülüyor. Üstelik, VVittgenste-in'm kendi yaptığı felsefenin hiç de öyle "naiv sağduyu felsefesi olduğu kuşkusuz söylenemez.