Kantçı çözüm, ya da Kantçı çözümün bir geç-romantik uzantısı, Wittgenstein’in
Tractatus Logico-Philosophicus'unda bulunur: Din ve ahlâkın temel doğrulukları dilin örgüsüyle yakalanamazlar, fakat bu örgü aracılığıyla anlaşılabilirler. Dolayısıyla, olgu söyleminin (factual
discourse), sınırlarının ötesini görmenin yolu, bu sınırların
ötesine bakmak değil, gözü olgular dünyası üzerine çevire
rek onu bir bütün olarak görmektir. Wittgenstein, daha son
raki yapıtlarında, Hume’un incelikli pozitivizmiyle yakından
bağlantılı başka bir çözüme yönelir. Bunda din ve ahlâkın
aşkın anlamda ele alınışı gitmiş ve yerine bir tür dilsel do
ğalcılık gelmiştir: İnsan yaşam ve düşüncesinin böylesi biçimleri vardır ve bunların, kendileri dışında bağımsız bir te
melleri olmadığından, gerekçelendirllmelerlne ilişkin bir is
tek de. ancak içinde anlatım buldukları dilin ve bu dilin ya
şamımızdaki yerinin, özenli bir betimlemesiyle karşılanabi
lir.