Hiç bir ayrılık gitmekle özdeş değildir. Gerçek ayrılık tam anlamıyla bir unutuşla başlar. Yalnız bizim değil, bizi bilenlerin de unutuluşuyla. O yerden,o mekandan, o insandan bizde süren,bizi oluşturan ne varsa, hepsinin belleğimizden,benliğimizden, hayatımızdan silinip gitmesiyle…. Oysa bu hiçbir insan için hiçbir zaman mümkün olmayacaktır. Ta ki ölüm, bizi tanıyan en son insanı da çekip alsın dünyadan….
Bencil gibi görünen bir serdengeçtidir yalnızlık;gider kalabalıkla yıkanır,gelir kalabalıktan yıkanır.
Yalnızlık bizim içeriye ve dışarıya ışık veren biricik penceremizdir Ömür Hanım…. İki kanadı vardır,istekten ve korkudan;çarpar durur bir ömür içimizde….