zeynep önel

zeynep önel
@zeynepobrigada
21 Haziran 2001
6 okur puanı
Ocak 2022 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Ve biliyordum ki bir erkeğin evlenmeden önce bir kadına verdiği tüm güllere, öpücüklere ve restoranlar da yedirdiği akşam yemeklerine karşın, gizliden gizliye istediği tek şey, evlilik işlemleri biter bitmez kadının Bayan Willard’ın mutfak paspası gibi ayaklarının altı na serilmesiydi.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Ama steno bi len bir edebiyat mezunu bambaşka bir şeydi. Öyle biri ni herkes isterdi. Gelecek vadeden bütün genç adam- larca aranır ve sonra da birbiri ardmdan heyecan verici mektuplar kopya eder dururdu. Ne var ki ben erkeklere herhangi bir biçimde hiz met etme fikrinden nefret ediyordum. Ben kendi heye can verici mektuplarımı kendim yazdırmak istiyordum.
Kadıncağız doğumun başından sonuna kadar hiç aralıksız, insan sesine benzemeyen garip bir böğürtü çıkardı durdu. Sonradan Buddy, kadına çektiği acıyı unutturacak bir ilaç verilmiş olduğunu ve küfredip inlediği zaman gerçekte ne yaptığım bilmediğini, çünkü bir çeşit yarı uyku halinde olduğunu söyledi bana. Bunun ancak bir erkek tarafından icat edilecek bir ilaç olduğunu düşündüm. Bu kadın korkunç sancüar içindeydi ve çektiği acının her nebzesini duyduğu bes belliydi, yoksa böyle inlemezdi. Yine de doğruca eve gidip bir kez daha gebe kalacaktı. Çünkü ilaç sancının ne kadar kötü olduğunu unutturacaktı ona. Ama içinin gizli bir köşesinde, acmm o kapısız, penceresiz, kör ve uzun koridoru bir kez daha açüıp onu derinliklerine al mak için bekleyecekti hep
Hiçbir zaman sıcak bir banyoda olduğum zamanki kadar kendim olamam. New York’un karmaşasından çok yukarılarda, bu kadınlar otelinip on yedinci katındaki küvette bir saate yakın uzandım ye saflığıma yeniden kavuştuğumu his settim. Vaftize, kutsal sulara filan inancım yoktur, ama sanırım dindar insanlar için kutsal su ne anlam taşıyorsa, benim için de sıcak bir banyo aym anlamı taşıyor. Kendi kendime, «Doreen eriyor,» diyordum, «Lenny Shepherd eriyor, Frankie eriyor, New York eriyor, hepsi eriyip kayboluyor ve artık hiçbiri rahatsız etmi yor beni. Onları tanımıyorum, onları hiç tanımadım ve tertemizim ben. Bütün o içkiler, gördüğüm o yapışkan, öpüşler ve dönüş yolunda derime yerleşen kir, hepsi hepsi tertemiz, dupduru bir şeylere dönüşüyor.»
Sıcak bir banyonun iyileştiremeyeceği pek çok şey olmalı, ama bunların çoğu benim bilmediğim şeyler. Öleceğimi düşünerek hüzünlendiğim, uyuyamayacak kadar sinirli olduğum, ya da âşık olduğum kimseyi bir hafta boyunca göremeyeceğim zamanlarda, aşağılara doğru iner, iner ve sonra kararımı veririm: «Gidip sı cak bir banyo yapacağım!»