Kutu gibi bir odada sarhoşum yine, Shelley ve gençlik düşleri kuruyorum; cüzdanı Shakespeare'in kemikleri gibi para etmeyen kuponlarla dolu sakallı ve işsiz bir orospu çocuğu. Merhamet şiirlerinden ve yoksulların çığlıklarından hepimizi nefret ederiz adam gibi adam bütün bayrakları aşıp başarıya selam çakabilir (ya da bize öyle deniyor) fakat sıkı sıkıya kapalı bir kavanoza kaç adam gibi adam sığdırılabilir? Ve IBM'de ya da elli dolarlık bir fahişenin çarşaflarının altında kaç iyi şair bulabilirsin? Şiir için ölen adamların sayısı si- zin bütün çarpık savaş alanlarınızın değerinden fazladır; dört dolarlık bir odada sarhoş oluyorsam, tarihinizi yüzünüze gözünüze bulaş- tırdınız demektir izin verin de kendi tarihimle ovalanavım.
Yenilgiye uğramışların tarafını tutacak tek bir kahramana ihtiyacımız var, bir değirmenlerin Don Kişot'una, hemen ve şimdi; onu bulduğumuzu sandık, fakat daha sonra düşmanla aynı sofrada yemek yediğini ve ona inandığımız için bizi aptal yerine koyar gibi şapkasını çıkarıp gülümsediğini gördük, ki aptaldık gerçekten.