Aşk, içteki ayaklanmanın adıdır. Bu ayaklanma sayesinde aşık, o vakte kadar uyuyan duyuşunu, kireçlenmiş hissiyatını, mefluç duyarlığını yepyeni bir tavırda tanımaya başlar. Aşık biraz da, kendisinde olup bitene aşık olur.
Bir şeyi kınamak, o şeyle derinden ve güçlü biçimde meşguliyetimizin bir ifşası demektir.
Bir şeyi yermemiz ve kınamamız zaaflarımızı da ele veren bir ifşa olabilir. Yani o şeyi ne kadar önemsediğimizi, o şeye nasıl meftun oldugumuzu da dile getiriyor olabilir.
Bir insandaki bir nitelik hakkındaki hassasiyetimiz, o niteliğe yönelik bir dikkat keskinleşmesinin sonucudur. O niteliği fark etmek, ancak o niteliğe yönelik hassasiyetle mümkün. Bu hassasiyet olmasaydı, o niteliğin farkına varmayacak ya da varsak bile bizde o nitelik kınanmaya yol açmayacaktı.