Kuran üzerine çalışmalar, okumalar yapanların baş vuracağı ve yolunun bir şekilde ama kesinlikle kesişeceği bir yazardır Seyyid Kutub... Belki bir çoğumuzun ilk okuduğu kitabı; yazarın "Yoldaki işaretler" adlı kitabıdır ki, bu kitap zaten yazarın Kuran'a bakış açısını ve yorumlamasını ortaya koymaktadır. Aslında Seyyid Kutub 1940'ların sonlarına kadar şiir, roman, hikaye ve edebiyatla ilgilenmiş, okumuş, yazmış, sonra fikri dünyası değişerek dini içeriğe dönmüştür. Mezhebi ve görüşleri açısından çokça konuşulan, eleştirilen biri olsa da ben o konulara girmeyeceğim. Zira bu alana faydası dokunmuş bir şahsiyet olarak okunması gereken bir yazar olduğunu düşünmekteyim...
Allah teala Kuran'ı peygamberine mucize olarak göndermiştir. Musa peygamberin asası, İsa peygamberin ölüleri diriltmesi, Süleyman peygamberin rüzgara hükmetmesi gibi Allah bazı peygamberlerine, dînî davet yaparken kavimlerini etkilemeleri ve böylece daveti kolaylaştırma gayesiyle mucizeler göndermiştir. Hz. Muhammed sallallahu aleyhi vesellem'e gönderilen mucize ise tüm mekanlar, zamanlar ve şahıslar için geçerli olan Kuran'dır. Bu yönüyle diğer mucizelerden ayrılır. Araştırmacılar Kuran'ın mucizeliğini a)üslupta, b)içeriğinde olmak üzere iki alanda incelemişlerdir. Bunlar da kendi içlerinde alt başlıklara ayrılmaktadırlar. Kuran'ın bir mucize olduğu ilk olarak, inmeye başladığı ilk dönemde gerek ona inanan, gerek inanmayan arapların ondan etkilenmeleri olarak zuhur etmiştir. Buna bir örnek verecek olursak; müşrikler gece karanlığında birbirlerinden habersiz müslümanların evlerinin yakınlarına gidip Kuran tilavetlerini dinliyorlardı. Sonra yakalandıklarını anlayıp, birbirlerine "bir daha böyle bir şey yapmayacağız" şeklinde sözler verip ertesi gece tekrar yapıyorlardı! Çünkü dil ve edebiyatta son derece