Dişlerimle, şafağı sökmek isterken karanlığın göğsünden;
Gün ağarıyordu saçlarıma,
Tel tel,
Raylarımdan çıkıyordum,
Vagonlarım kopuyordu bir biri ardına,
Savruluyordum...
Uzun bir aradan sonra bir kitaptan bu denli etkilenmemiştim.Bu yüzden düşüncelerimi okumayı düşünen arkadaşlar için yazmak istedim.Bütün duyguları yaşatıyor insana coşku, heyecan, fedakarlık, öfke, korku, mutluluk, umut , huzursuzluk ve daha nicesi... Kitabı bıraktığım zaman acaba noldu ne olacak sorusu zihnimden hiç çıkmadı, kitapla yaşıyordum sanki. Gerçekten kitap adının hakkını vermiş niteliğe ve inceliğe sahip , muhteşem bir başyapıt.
Tüm insanlar aynıdır: Kendileri bir başkasının cebinden alırken yüzleri aydınlanır, gülümserler , ama kaybetme sırası onlara geldiğinde yastaymış gibi ağlarlar.
Halbuki ne şeytanı azizim , ne şeytanı? Bu bizim gururumuzun , salaklığımızın uydurması... İçimizde şeytan yok... İçimizde aciz var ... Tembellik var ... İradesizlik , bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var...