Zeynep

MUSTAFA KUTLU VE RUH ANLAYIŞI
Puan vermedi·174 syf.··
Beğendi
·
2021 39. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 04 Aralık 2021 11:58
“Ölüme ağlama. Kalbe bak. Hata ve isyan ile pişman, ibadet ve taat ile neşveli değilsen zaten ölüsün” diyor Mustafa Kutlu. Bu kelimeleriyle kötülükten pişman, ya da iyilikten mesut değilsen zaten ölüsün, yani bedenin yaşasa ne olur ruhun yaşamıyor demek ister gibi. Bizler ruhumuz kadar varız dünyada. Ruhumuz sayesinde gelip geçen yıllarımıza nefes aldık değil de yaşadık deriz. İnsan ruhu, bedeninden önce yaratılmıştır. Bu dünyadaki yolculuğuna başlamadan önce âlem-i ervah yani ruh âlemi denen bir yerde bulunuyordu. Sahte yüzlerimizin olmadığı, tüm benliğimizle görünür olduğumuz, bedenlerimizin değil de ruhlarımızın sevildiği bir yerde. O âlemden göç edip dünyaya yolcu olarak geldikten sonra oluştu bizlere emanet olan bedenlerimiz. Yazar şöyle de ifade etmiş bu durumu: “Bir kere ‘ben’ dediği zaman bedenine değil, ruhuna işaret etmiş olur insan. Onun için insanı insan yapan ve ona şahsiyet kazandıran ruhtur. Ölümden sonra, yani ruh bedenden ayrılınca geriye kalan sadece cesettir.” Bir rüya halindeyiz şu an. Dünyanın ışıltısı gözlerimizi kamaştırıyor ve gerçeği görmekte zorlanıyoruz çoğumuz. Işıltılı dünyadaki bu yolculuk elbet bir gün bitecek ve başka bir yolculuk başlayacak bizler için. Fakat bu sefer sonu olamayan bir yolculuk olacak bu. Hayat-ı ebediyeye yolculuk olacak. Bu seferki sonsuz yolculukta asıl önemli olanın, bizi biz yapanın, bedenimiz değil de ruhumuz olduğunu anlayacağız. Yaşarken bunu bilerek yaşamalıyız dünyevi güzelliklerle vaktimizi ziyan etmek yerine ruhumuzu Allah’a teslim etmeli, o’nun emrettiği biçimde, bizlere çizdiği doğru yoldan şaşmadan yaşamalıyız ki sonsuz dünyada refah halinde olalım. Ve şöyle düşünürüm her zaman, şu hayatta yaşam kaynağımız olan oksijeni bile içimizde tutmuyoruz değil mi? Alıyoruz ve karbondioksit olarak geri veriyoruz.
İlmihal Yahut ArzuhalMustafa Kutlu · Dergah Yayınları · 20182,003 okunma
Reklam
Puan vermedi·211 syf.··
Beğendi
·
2022 10. kitabı
Mustafa Kutlu – Mavi Kuş Değerlendirme Yazısı “Şimdi gülsün mü, ağlasın mı? Hem gülsün hem ağlasın. Hayat budur işte.” Aslında kitabın genelinde ele alınan ve okuyucuya aktarılmaya çalışılan duyguların temelinde bu cümlelerin yattığını, ve bu iki cümlenin biz okuyuculara tüm kitabı özetler nitelikte olduğunu düşünüyorum. Bir otobüs var, üstelik “Mavi Kuş” diye anılan bir otobüs. Bu otobüs farklı yaşlarda, farklı kültürlerde, farklı dünyalarda insanları macera ve aksilik dolu bir yolculukta bir arada tutmakta. Bu otobüsteki insanların her birinin bir telaşı var. Her birinin bir yaşayış gayesi, yaşarken tutundukları bir dalları var. Bu insanların her biri kendi içlerinde okunmayı bekleyen birer kitap. Yazar okuyucularına tek bir kitapta; birden fazla insanın, yani birden fazla kitabın hikayesini sunmakta. Bu vesileyle kitaptaki karakterlerin zihin dünyalarını da kendi zihin dünyamıza taşımış bulunuyoruz. Her bir karakterin düşüncelerini kendi zihin süzgecimizden geçiyor, onları anlama çabamıza ışık tutmuş oluyoruz. Örnek verecek olursak, Mavi Kuşun şoförü Deli Kenan. Yakın arkadaşının kız kardeşine âşık oluyor. “Ne yapacaksın, gönül kuşu diye bir kuş cinsi var; hangi dala konacağını bilemezsin ki.” Deli Kenan bir şekilde kalbinde gizlediği o yangını söndürüyor. O yangının küllerini de yüreğinin en dibine gömerek aşka da, evliliğe de tövbe ediyor. Bu vesileyle bizler de Deli Kenan’ı, Deli Kenan yapanı az çok anlıyoruz. Unutmak, insanın aşkını unutması elbette kolay değildir. Ama insan unutamazsa yaşayamaz ki. Zaten yaratılışında vardır unutmak. Dilimize Arapçadan geçmiş bir sözcük olan “nisyan” unutmak
Mavi KuşMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 201114,9bin okunma