"Dünyadan elini eteğini çekmiş bir kimse için Anadolu'nun bu ücra köşesinden
daha uygun neresi bulunabilir? Ben, burada diri diri, bir mezara gömülmüş
gibiyim. Hiçbir intihar bu kadar şuurlu, bu kadar iradeli, bu kadar sürekli ve
çetin olmamıştır.
Daha otuz beşimize basmadan her şeyin bittiğini, işin tamam olduğunu; aşkın,
arzunun, ümit ve ihtirasın artık bir daha uyanmamak üzere sönüp gittiğini kendi
kendimize itiraf etmek; kendi kendimize, bütün mutluluk ve başarı kapılarının
kapandığını söylemek ve gelip, burada bir ağaç gibi yavaş yavaş kurumağa
mahkum olmak. Böyle mi olacaktı?
Böyle mi sanmıştım? Lakin, işte böyle oldu ve böyle olması lazımdı."