7.5/10
Herkese merhaba, bugün sizlerle Sokak Nöbetçileri kitabıyla alakalı düşüncelerimi paylaşacağım️
Kitabı bitireli birkaç gün oldu fakat inceleme yazma fırsatını yeni bulabildim. Öncelikle kitabın konusundan bahsedeyim; 17 yaşındayken Koza tarafından Ekip'e dahil edilen Helin Aktan, son görevi için Sokak Nöbetçilerinin yanına gönderilmiştir. Helin'in amacı, birbirlerini kardeş gibi gören Sokak Nöbetçileri adlı grubu dağıtmaktır. Fakat bunu yaparken onlarla arasında neler geçiyor ve kendini gruba nasıl kabul ettiriyor bunu okuyoruz kitap boyunca.
Kitabın beğendiğim yönleri;
-Kitabın yazım dili edebi anlamda çok iyi olmasa da sürükleyici bir anlatımı vardı.Kendini okutturuyordu yani.
-Ben kitabı okuduğum süreç boyunca Sokak Nöbetçilerinin arasındaki kardeşliği ve birbirlerine duydukları o sevgiyi çok iyi hissettim, yazarın bunu okuyuculara iyi yansıttığını düşünüyorum.
-Karakterlerin her birinin ayrı ayrı özellikleri olması da kitap boyunca güzel bir şekilde hissediliyordu. Hepsinin çok farklı kişilikleri vardı ve bir yapboz gibi birbirlerini tamamlıyorlardı....
Kitabın beğenmediğim yönleri;
-Kitabın uzatılmak için yazıldığı biraz belli oluyordu diye düşünüyorum ben, 450-500 sayfa civarında da olabilirdi yani bu kitap.
-Küfür kullanımı rahatsız edici olacak derecede fazlaydı.
-Çoğu kişi Bartu karakterinin 'düştün değil mi? düştün düştün' tarzında sözlerini çok "çekici" falan bulsa da bana aşırı cringe geldi.
Bartu karakterini de çok fazla sevemedim açıkçası.
-Geçmişte yaşadıklarından dolayı birbirlerini önemsemelerini ve korumaya çalışmalarını anlayabiliyorum fakat kitaptaki erkeklerin,kızların sevgilileri olması konusundaki tutumu da bana saçma geldi. "Onla görüşemezsin, onla konuşamazsın" sahnelerini ve Bartu'nun "düştün değil mi" sahnelerini gözlerimi
Kitabı az önce bitirdim ve çok değişik hissediyorum.Sonunda o kadar ters köşe oldum ki...
Yoruma geçmeden önce kitabın konusundan bahsedeyim; Ophelia Valley kasabasında amigo kız takımından iki kişi öldürülüyor ve hikaye bu şekilde başlıyor. Ana karakterin adı Ansel ve kitabı birinci kişi ağzından, Ansel'den okuyoruz. Kitap boyunca Ansel'in ve arkadaşlarının hayatını da okuyoruz.
Kitabı okudukça Ansel ile kendimi o kadar bağdaştırdım ki, gerçekten özellikle de arkadaşlık ilişkileri konusunda ben de onun gibi düşünüyorum. Sanırım son bir kaç sayfayı okuyana kadar favori karakterim Ansel'di fakat onun haricinde Dylan ve Dedektifi de sevdim. Kylie kitabın başından beri asla ısınamadığım -ki zaten soğuk bir karakteri var- bir karakter oldu. Sevmemekte haklıymışım zaten, bunu neden söylediğimi son sayfaları okuduğunuz zaman anlayacaksınız :)
Kitap gerçekten sürükleyici ve güzeldi. Okunmaya değer olduğunu düşünüyorum. Bir şans vermelisiniz. Ben şuan Sobe için çok heyecanlıyım ve en yakın zamanda onu da almayı düşünüyorum.
Çok detaylı bir inceleme yazmak istemedim fakat umarım kitabı alıp almama konusunda kararsız olan kişiler için yararlı bir yorum olmuştur. Hoşçakalın ♡
SaklambaçN. G. Kabal · Martı Yayınları · 20226,4bin okunma