Reşha Misal ْ eddai ْ

Reşha Misal ْ eddai ْ
@zeysugibi
Bab-ı feyzinden ırak olmayı aslâ çekemem Dahi nezrim bu ki canım sana kurban olacak (Tarihçe-i Hayat /Risale-i Nur)
Reklam
Demek اَلطُّرُقُ اِلَى اللّٰهِ بِعَدَدِ اَنْفَاسِ الْخَلَٓائِقِ (Allah'a giden yollar, mahlukâtın nefesleri sayısıncadır.) hakikattır, mübalağa değil; belki nâkıstır. S: Neden aklıyla herkes göremiyor? C: Kemâl-i zuhûrundan ve zıddın ademinden.
Sayfa 10
Reşha Misal ْ eddai ْ
Parantez içindeki açıklama kitapta geçmemekle birlikte, Arapça ibarenin tercümesidir.
Hâdimü'l Harameyn
Kapı ağası Hasan Ağa ile karşılaştım. Maneviyatı yüksek olan bu zatın ağladığını anlayınca ne olduğunu ısrarla sordum bunun üzerine bana gördüğü bir rüyayı anlattı "Şu kapının ardında Arap simalı dört kişi ve ardında bir ordu gördüm o dört kişide sancaklar vardı İçlerinden biri benimle konuştu ve şu gördüğün Ebubekir Sıddık (r.a.), şu gördüğün Ömer'ül Faruk (r.a.), şu Osman Zinnureyn (ra.), ben ise Ali Bin Ebi Talib (r.a.)'im Selim Han'a haber ver Harameyn'in hizmeti ona verilmiştir." İşte bu görülen rüya üzerine Sultan Selim, "Biz hiçbir zaman manevi bir işaret almadan sefere çıkmadık Hasan Can" demiştir.
Sayfa 44
Reşha Misal ْ eddai ْ
Anlatım bozukluğundan dolayı son cümlede ufak değişiklikler yaptım, tırnak içindeki cümleye dokunmadan.
1425 yıl önce mesela
Yüz yıl önce benimle aynı yerde durup aynı yere bakan insanla birleştiğimi bilmenin kamaşması. Aynı bilinçte var olmanın insana verdigi o eşsiz ve bu dünyadan olmayan haz.
Sayfa 144
Reşha Misal ْ eddai ْ
1425 yıl önce yaşayan bir insanın baktığı yere bakabilmek, bastığı toprağa basabilmek.
İlim ilim ilim
Her şeyin hududunda daima harekette bulunan zerratı durdurup geri çeviren bir hudut bekçisi vardır. O zerratı taşmaktan men'ediyor. O bekçi ise muhit bir ilmin tecellisidir ki o tecelli kadere, kader de miktara, miktar da kalıba tahavvül eder. Demek her şey, içerisindeki zerrata bir kalıptır.
Sayfa 139
Reşha Misal ْ eddai ْ
Demek her şey, içerisindeki zerrata bir kalıptır.