232. sayfadayım şu anlık güzel gidiyor. Sarı-Özek’te 7-8 aile kadar sayılı kişinin yaşadığı yeri orada olanları, bazılarının kaçmak için geldiği bazılarının başka çaresi olmadığı için geldiği yerde yaşanan ilginç olayları anlatıyor. Başlarda çok sıkıcıydı acayip hemde baya baya kötü bir kitaptı ama okudukça ilgi çekici olmaya başladı tabii betimlemeler 35 sayfa (ironi) sürmese daha güzel olabilirdi. Ve eklemek istiyorum bir kaç konu bir arada işleniyor biraz kafa karıştırıcı ama hikayelerin hem gerçek gibi hem de hayatla ilgi yokmuş ikileminde olması acaba gerçek mi diye düşündürmesi etkileyici..
“Temmuz çoktan bitti, Ağustosta bitecek.. Eylül’de ellerin üşüyecek, ısınmak için geleceksin. Biliyorum…
Eylül tam bu işe göredir,
gel bağışlayalım birbirimizi..”
Turgut Uyar