Evet, Vehhab olan Allah hiçbir karşılık olmadan verir ama kendi istediği şekilde ve zamanda... Çünkü O'nun verişi bir görev karşılığında hakedilmiş ücretler değil, her şeyi bilen (Alim) ve her yaptığını bir hikmete göre yapan (Hakim) Yüce Yaratıcının ihsanıdır. O'nun ilmine ve hikmetine iman edenler, O'nun verdikleri (ve vermedikleri) konusunda neden demez, hesap sormaz, itiraz etmezler.
İslam düşüncesi insanın evren içerisindeki şerefli konumu ile Allah'a karşı sonsuz kulluğu arasındaki dengeyi en güzel şekilde sağlamıştır. Bu dengeye göre o ne ilahlaştırılabilir ne de hor görülebilir. Varlık alemi içinde insan, Allah'ın bütün esmasının tecelli ettiği yegâne varlıktır ama aynı zamanda Allah'ın kuludur.
Nasıl ki gün, orucun tamamlanmasının vakti ise ömür de imanın geçerli olmasının vaktidir. Bir kimsenin, ömrünün sonunda imanını koruyacağını düşünerek "Şu an imanım sağlamdır." demesi, sadece mevcut hâlin devam edeceği varsayımına dayanır. Ancak bu varsayım kesin değildir ve insanın sonu (akıbeti) her zaman endişe vericidir.