İtiraf etmeliyim ki başlangıçta oldukça sıkıldım. Ancak bir noktadan sonra, her etkileyici anlatıda olduğu gibi, metin beni soluksuz okumaya sevk etti. Etkileyiciydi. Her aşk hikayesinde olduğu gibi, ne yaşanırsa yaşansın, böyle bir duygunun varlığı dahi anlamlıdır. Yeniden itiraf etmeliyim ki lise yıllarındaki “sanat toplum için mi, sanat için mi?” tartışmalarını hatırladım ve sanatın “sanat için” olduğu kanaatine vardım. Zira verilmek istenen mesajların yoğunluğu, akışı sekteye uğrattı diyebilirim.