Geçmişimde,çocukluğumda kayda değer birşey yoktu; ne aşk ne de başka birşey. Çünkü gelecek, istediğim renklerle boyamak üzere hâlâ benimdi. Özgürce karar vermek, istersem değiştirmek üzere hâlâ benim…
Erkek kadının değerini bilemez, kendi değerini belirleyen kadındır!
Evliliğin,kadınların en zalim şekilde acı çekmesine dayalı bir sistem olduğunu anlamıştım.
Artık onuru korumak için büyük paralar gerektiğini ama büyük paraların onuru yitirmeden kazanılamayacağını öğrenmiştim.
Çünkü yaşamımız boyunca bizi köleleştiren isteklerimiz, umutlarımız, korkularımızdır.
Gerçeğe ulaşmak, artık ölümden korkmamak demektir. Her ikisiyle de yüz yüze gelmek,büyük bir cesaret gerektirdiğinden ölümle gerçek birbirine benzer. Gerçekler de insanı öldürdüğü için ölüm gibidir.