Arkadaşı hiç de rahatlatıcı olmayan bir ses tonuyla, "senin iflah olmaz biri olmaya hakkın yok," dedi.
"Zaten benşm hiçbir şeye hakkım yok," dedi Sydney Carton.
Charles Darnay, hayatının tehlikede olduğu o ilk andan beri Lucia Manette'i seviyordu. Kendisi için kazılan mezarın başında onunla karşılaşana dek, onun şefkatli sesi kadar güzel ve sevgi dolubir ses duymamıştı; onunki kadar yumuşacık bir güzelliğe sahip bir yüz görmemişti.
İnsan yalnız olunca neler neler düşünür..
Gerçekleşmemiş hayallerini, uçup giden yıllarını, ilk aşk maceralarını... O pek geride kalan yılları, erişilemeyen ve erişilemeyecek olan bir isteği hatırlamak, düşünmek de hoş bir şeydi..
Ah Bekey Teyze, ah! Kocası onu öldürürcesine dövüyordu da o yine affediyordu! Niçin affediyordu? Hiç affetmemek gerekirdi böylelerini. Beş para etmez kötü adamın biriydi o.