Belki de özümüze dönmek için Atsız'ı okumamız gerekir.
Çünkü öyle bir anlatmış ki kanımızda olanı, kanımız kaynadı. Anlattığı yiğitlerle kılıç tutalım, savaşalım, Tanrı dağlarında, Ötükende at koşturalım.
Öyle bir anlatmış ki hiç gitmediğim Ötüken'i özletti.
Aynı zamanda çinlilerin neden bizden bu kadar korktuğunu. Yurdun bizim için ne olduğunu.
En çok da bu günlerin ardında ne büyük fedakarlıklar olduğunu...
SaudadeBozkurtların Ölümü. Hüseyin Nihâl Atsız
Sabahattin Ali okurken kitabı bitirene kadar elinden bırakamayan bir ben miyim bilmiyorum ama bu eserde sonunna gelmeden bırakamadığım bir eserdi.
Yazım dili hem akıcı hem de yöre ağzıyla yazılan bu eserde Ege'ye gitmişsiniz gibi bir his etrafınızı sararken şimdi nerde o mertlikler denilen olaylaylarda yaşanmıyor değil.
Hikayemizde çok küçük yaşta yetim ve öksüz kalan Yusuf'un, dönemin kaymakamı tarafından evlat edinilmesiyle başlıyor. Öyle ki hem evden biri hem de değilmiş gibi büyüyen Yusuf mert bir delikanlı olur. Hikayenin en ince detayları bile düşünülmüş bu eserde açık aramak oldukça zor.
Sonu hüzünlü olan bu eserde Sabahattin Ali 'Aşkın yaşı yoktur?' mu demek istemiş yoksa 'Aşk sadece çocukluktur?' mu, işte orası muamma. Zira okuyanın düşüncesiyle de farklı bir düşünce çıkabiliyor. Her ne olursa olsun sevginin her yaşta hissedildiği ve hissettirildiği açıkça ortadaydı.
İşte bu soruların cevabı bu hikayede gizli. Sizce Aşk çocukluk mu yoksa aşkın yaşı olmaz mı?
Sabahattin AliKuyucaklı YusufSaudade
Hayatı sevmeyen bir insanı öldürmeden ölümün kaybettireceklerini anlatan bir kitap. Eğer ölmek istiyorsanız tavsiye ederim. Sonunda ya haklı çıkarsınız ya da yanılırsınız.
Alışık olmuşluğun dışında bir anlatıma sahip olan bu kitabı okumak için fazlasıyla yürek gerekir bence. Bir köpeğin gözünden yaşadıklarını anlatabilmek ise bolca duygu ve yetenek ister. Jack London bunu fazlasıyla başarmış. Hayata farklı bir bakış açısı katmak isteyenlerin okuması gereken nice kitaplardan biri. Size katabileceği en büyük şey kendi içinizden gelenleri dinlemek gerektiğini anlamak bence. Çünkü kimse kendini keşfetmeden yaşayamaz.
Böğürtlen kışı uzun zaman önce okuduğum ama bir türlü unutamadığım sayılı hikayelerden. Okuru karakterin yerine koyan ve duyguların tamamını hissedebileceği acıklı ama bir o kadarda heyecan dolu bir hikaye. Hem duygulanmak hem de merak etmeyi sevenlere önerebilirim. Böğürtlen KışıSarah Jio