zhy

“Fakat çok özleyen, az özleyene “Neden ağırdan alıyor, duraklıyorsun?” demesin. Çünkü gerçekten iyi olanlar çıplak olana “Giysin nerede?”, evsiz olana “Evine ne oldu?” diye sormaz.”
Reklam
“Zamandan, kıyısında oturup akışını izlediğiniz bir ırmak yaparsınız. Oysa içinizdeki başsız ve sonsuz olan, yaşamın başsız ve sonsuzluğunun ayırdındadır. Bilir ki, dün, bugünün anısından ve yarın, bugünün düşünden başka bir şey değildir. Bilir ki, içinizdeki şarkı söyleyen ve düşünen, hâlâ yıldızları evrene saçan o ilk anın sınırları içinde yaşamaktadır. Sevme gücünün sınırsız olduğunu hissetmeyen var mıdır aranızda? Tam da bu aşkı, aşk fikrinden aşk fikrine, bir aşk eyleyişinden başka aşk eyleyişine geçmeyen, sınırsız olsa da, varlığının merkezinde tutuklu bu aşkı hissetmeyen var mıdır aranızda? Zaman da tıpkı aşk gibi bölünmemiş ve temposuz değil midir? Fakat eğer düşüncenizde zamanı mevsimlerle ölçmeniz gerekiyorsa, bırakın her mevsim bütün diğer mevsimleri sarsın. Bugün geçmişi anılarla, geleceği ise özlemle kucaklasın.”
“Acılarınızın çoğu kendi seçiminizdir. Acı, içinizdeki hekimin hasta nefsinizi sağaltmakta kullandığı acı iksirdir. Onun için hekime güvenin, ilacını sessizlik ve dinginlikle için: Çünkü eli ağır ve sert olsa da, Görünmeyen’in müşfik eliyle yönlendirilir. Uzattığı çanak dudaklarınızı yaksa da, Çömlekçi’nin Kendi kutsal gözyaşlarıyla ıslattığı kilden yapılmıştır.”