ılgın

ılgın

, bir kitap okudu
Puan vermedi·120 syf.··
9 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2026 17:30
·
2026 3. kitabı
Virginia Woolf
8/10 · 48,3bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖

ılgın

, 2026 okuma hedefini ekledi.
2026 OKUMA HEDEFİ
6/20 kitap - %30 tamamlandı
6 kitap okudu
20 kitap
1.400 sayfa
6 inceleme
1 alıntı
13 günde 1 kitap okumalı.
başkalarının tanrısı olan musa?
Puan vermedi·160 syf.··
2026 2. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2026 03:34
spoiler içerir- bu kitabı okurken beni en çok rahatsız eden şey karakterlerin sürekli aynı duygusal yerde kalmasıydı. şehrin onları istememesi geçmişten kopamamaları dışlanmışlık hissinin tekrar etmesi bir noktadan sonra dramatik değil boğucu gelmeye başladı. bir kırılma ya da dönüşüm bekledim ama metin bilerek o karanlık yerde kaldı. sonunda şunu düşündüm. bu sabitlik bir eksiklik değil bir mahkûmiyet olabilir. musa değişmiyor çünkü değişemiyor. zihnindeki parçalanma yangınla birlikte sanki temizleniyor ama o yine başkalarının tanrısı olarak kalıyor. bu rol bir güç değil bir yük. ondan kurtulduğu anda sadece hayatta kalmaya çalışan insanların varlığını görüyor onlardan biri olmaya çalışıyor ama başaramıyor. çünkü insan olmayı değil işlev olmayı öğrenmiş. belki musa değişmek istemiyor sadece yorulmuş. rolünden yorulmak dönüşüm değildir. tanrı olmak istemiyor ama insan olmayı da bilmiyor. ve belki de asıl trajedi tam olarak burada.
Başkalarının TanrısıMine Söğüt · Can Yayınları · 20225,1bin okunma
Puan vermedi·296 syf.··
2026 1. kitabı
·
44 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2026 17:14
Spoiler içerir— Bu kitabı İngilizce okumaya başlarken gerçekten zorlandım. Anlatım dili ve kelime seçimi beni yavaşlattı; bazı bölümlerde metnin ağırlığını hissettim. Ama ilerledikçe dile alıştım ve kitabı sadece anlamaya değil, hissetmeye de başladım. Bu süreçte okur olarak benim de değiştiğimi fark ettim. Olayların Scout’un gözünden anlatılması beni özellikle etkiledi. Scout’un dünyayı kesin yargılarla değil, sorularla anlamaya çalışması bana da eşlik etti. Bir çocuğun henüz tam oturmamış ahlaki bakışı, olayları daha dürüst ve filtresiz görmemi sağladı. Maycomb başta sakin ve güvenli bir kasaba gibi dursa da, okudukça bu sessizliğin altında ne kadar yoğun bir önyargı ve dışlama olduğunu görmek rahatsız ediciydi. Atticus’un çocuklarını yetiştirme biçimi bana bu hikâyedeki en güçlü duruşlardan biri gibi geldi. Scout ve Jem’in empati kurabilen, sorgulayan bireyler olmasında bunun büyük payı olduğunu düşünüyorum. Bazen annesiz büyümemiş olsalardı bu kadar erken olgunlaşırlar mıydı diye düşündüm. Kitabın adındaki bülbül metaforu ise benim için masumiyetle özdeşleşti; zarar vermeyen ama yine de korunmadığında yok edilebilen bir masumiyet. Kitap boyunca adaletin her zaman mahkemede değil, çoğu zaman toplumun içinde kaybedildiğini hissettim. Scout ve Jem’in aynı olaylara farklı tepkiler vermesi, aynı evde büyüyen insanların bile dünyayı ne kadar farklı algılayabildiğini gösterdi. Kitabı bitirdiğimde, To Kill a Mockingbird’ün bana doğru–yanlış cevaplardan çok, dünyaya nasıl bakmam gerektiğini öğrettiğini düşündüm.
To Kill a MockingbirdHarper Lee · Vintage · 200588,8bin okunma