Allah'ın kanunlarının geçerli olduğu bir idare sistemi olabilir mi? Hiç olmuş mu? İmkânı olsaydı, Rasülullah Efendimiz bize numune olurdu. İmkânsız bir şeyi nasıl tesis edeceğiz? Edemeyiz. Asr-ı Saâdet'e mümkün mertebe yaşanan yönetim, en iyi yönetim şeklidir. Meselâ, yapılan ciddi kanunların yürürlüğe girmesinde ulemanın, “Bu dine uygun mudur?” diye fetva vermesi güzeldir. Ama ona da siyaset karışmıştır. Otuz altı Osmanlı padişahının on altısı katledilmiş; hepsi ulema ve şeyhülislâmların fetvasıyla.
İslâm'ın devlet telakkisi hakkında kat'i bir nass da yoktur. Efendimiz Hazretleri'nin, Hulefâ-i Râşidin'in bile tam olarak böyle bir idare şekli olmamıştır.
Allah'tan başka tanrı olmadığını biliyoruz. Rasülullah Efendimiz'i kimse tanrılaştırmadı, Allah onu bundan muhafaza etmiştir. Bin dört yüz senedir hiç kimse Rasülü Kibriyâ'yı tanrılaştırmamıştır. Nice bâtıl inançlar ortaya çıkmış olsa da bu inançlar içinde Rasülullah Efendimiz'i tanrılaştırma yoktur.
Ama İslâm'da imam gibi bir dini hiyerarşi lakabı olmadığı için gemide kaptanın, yurt dışında konsolos beyin, yurt içinde belediye reisinin, köyde muhtarın kıydığı nikâh, Allah indinde geçerli bir nikâhtır.