Rasül-i Kibriya Efendimiz ahirete teşrif ettikten sonra, kendini Müslüman zannedenlerin Hazreti Ebü Bekir'e ilk itirazı para olmuştur. “Ya Ebü Bekir, bu Müslümanlık iyi bir şey. Namazdı, oruçtu, tamam; bunlar iyi bir şey de bu zekâta aklımız ermiyor. Ben çalışacağım, kazanacağım, sonra başkasına vereceğim, vermek istemiyorum.” Bu itiraz üzerine Hazreti Ebü Bekir “Vermezsen kâfir olursun,” demiştir. Hazreti Ebü Bekir; hiç tavizsiz zekât vermeyenlere savaş açmıştır.
Hazreti İmam-ı Adam'ın, bugünün ölçüleriyle zamanın Rockfeller'i olduğunu, dünyanın en zengin adamlarından biri olduğunu kim biliyor? Zannediliyor ki İmam-ı Âzam bir medrese odasında küflü, paslı, yarı karanlık bir odada oturup bol bol kitap okuyan, bol bol ders anlatan bir adamdır. Hayır, zamanının en zengin adamı. Bugün nasıl gemilerle, tırlarla mal sevkiyatı yapılıyor; öylesi onlarca kervanı var. Çok büyük bir tüccar. Çok zengin bir adam; ama parayı gönlüne sokmadığı için, para veli olmasına engel olmamıştır.
Yoksulluğa methiye düzmek değil, dünya malına esir olmamaktır mesele. Yoksa zengin olmayınız; bir lokma ekmekle karnınızı doyurun, bir de hırka giyin diye bir şey yok.