Ümit Turgut

Ümit Turgut
Ya bir yol bulacağım ya bir yol yapacağım
Mükemmel bir insan mükemmel bir kişilik
Bir gün adamın biri Peygamberimizi ziyarete gelmiş, bir peygamber huzurunda olduğunu anlayarak titremeye başlamıştı. Peygamberimiz ona; -Sakin ol! Ben bir hükümdar değilim. Ben Kureyş kabilesinden kuru ekmek yiyen bir kadının oğluyum. " diyerek onu sakinleştirmişti.
Sayfa 576·Kitabı okudu
Din
Reklam
Tarikatciların zihnine kazıması gereken hadis
Peygamberimiz bir kere abdest alıyordu. Arkadaşları onun kullandığı ve döktüğü suyu toplamak istemişlerdi. Peygamberimiz niçin böyle yaptıklarını sorduğu zaman, bunun sadece kendisine karşı duydukları bağlılıktan ötürü olduğunu söylemeleri üzerine Peygamberimiz; -"İçinizden bir kimse, Allah ile Peygamberi sevmek zevkini duymak istiyorsa ağzını açtığı zaman sözün doğrusunu söylesin, doğru kalpli olsun, kendisine güvenildiği zaman güvenini yerine getirsin, başkaları ile bir arada yaşadığı zaman komşuluk haklarına riayet etsin."buyurdu.
Sayfa 576·Kitabı okudu
Din
Eyüp Sultan kimdir?
Medineliler bir bayram sevinci içinde bu şerefli misafiri karşılamak için yolun iki tarafına sıralanmışlardı. Peygamberimiz geçerken "Buyurun Ya Resulallah" diyorlar, mini mini yavrular da "Allah elçisi geldi" diye sevinç çığlıkları atıyorlardı. Evlerinin damları üzerine çıkan kadınlar, "Hoş geldiniz diyorlardı. Peygamberimiz evlerin önünden geçerken bütün ev sahipleri, "Buyurun Ya Resulallah" diyor ve devesin yularına sarılarak onu misafir etme şerefine nail olmak istiyorlardı. Peygamberimiz hiç kimseyi kırmak istemediğinden onlara şöyle di yordu. "Deveyi kendi haline bırakınız, onun nereye gideceği kendisine emredilmiştir. Emrolunduğu yere gidecektir." Yoluna devam eden deve, boş bir arsada çöktü. Fakat durmadan kalktı. Biraz daha gittikten sonra tekrar çöktü ve bir daha kalkmadı Peygamber Efendimiz; "İnşallah konağımız burasıdır" diyerek devesinden indi. Buraya en yakın ev, Halid b. Zeyd'in, yani Ebû Eyyüb Ensäri'nin evi idi. Hz. Peygamber onun misafiri oldu. Ebû Eyyüb Ensari'nin evi iki katlı idi. O, Peygamberimizi üst katta misafir etmek istedi. Ancak Efendimiz, kendisini ziyarete gelenlerin ev sahibini rahatsız etmemesi için zemin katta kalmayı tercih ettiler. Peygamber Efendimiz, Mescid-i Şerif'in yanında kendileri için odalar yapılıncaya kadar yedi ay bu evde kaldı. Sevgili Peygamberimizi evinde misafir etme şerefini taşıyan bu ünlü Sahabi Ebû Eyyüb Ensari hazretleri, 675 yılında İstanbul'u kuşatan İslam ordusuna katılmış ve surlar dışında şehit olmuştur. Peygamberimizi evinde misafir eden ve halkımız tarafından "Eyüb Sultan" olarak anılan bu peygamber dostu, İstanbul'un Eyüp semtindeki türbesinde yatmaktadır. Medine halkı, peygamberimizi, Ebû Eyyüb Ensârî'nin evinde akın akın ziyaret ettiler.
Sayfa 556·Kitabı okudu
Din
Alçakgönüllülük
Allah Teala şöyle buyuruyor: وَلَا تُصَعِّرْ خَدَّكَ لِلنَّاسِ وَلَا تَمْشِ فِي الْأَرْضِ مَرَحًا إِنَّ اللَّهَ لَا يُحِبُّ كُلَّ مُخْتَالٍ فَخُورٍ "İnsanları küçümseyip yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme, şüphesiz Allah, kendini beğenip övünen kimseyi sevmez. " Peygamberimiz de şöyle buyurmuştur: "Bir kimse Allah rızası için alçak gönüllü davranırsa, Allah, o kimsenin şerefini yükseltir. Kim de O'nun rızasının aksine kibirlenir, büyüklük taslarsa, Allah da onu alçaltır, nihayet onu aşağıların en aşağısı kılar. مَنْ يَتَوَاضَعُ لِلَّهِ سُبْحَانَهُ دَرَجَةً يَرْفَعُهُ اللهُ بِهِ دَرَجَةً وَمَنْ يَتَكَبَّرْ عَلَى اللَّهِ دَرَجَةً يَضَعْهُ اللَّهُ به دَرَجَةً حَتَّى يَجْعَلَهُ فِي أَسْفَلِ السَّافِلِينَ "Şüphesiz Allah Teala bana, sizin alçak gönüllü olmanızı vahyetti. Hiç bir kimse, diğerlerine karşı öğünmesin ve hiç kimse diğerine zulüm ve tecavüz etmesin. "
Sayfa 532·Kitabı okudu
Din
Başkalarını uyarmak hakkında bir kıssa
"Allah'ın koyduğu sınırı gözeten kimse ile bu sınıra riayet etmeyen kimseler şu topluma benzerler. Onlar gemideki yerlerini kur'a ile paylaştılar Bir kısmı geminin üst katına, diğer kısmı da alt katına yerleştiler. Aşağıya yerleşenler, su almak için yukarı çıktıkları vakit üst kattakilerin yanından geçerlerdi. Bunlar, "Kur'an'da payımıza düşen, alt kattaki yerden bir delik açsak (ihtiyacımızı bu delikten içeriye giren sudan alsak) da yukarıdakileri rahatsız etmesek' derler. Şimdi üst kattakiler bunları, istediklerini yapmakta serbest bırakırlarsa (geminin içi su dolarak batar ve) hepsi boğulur. Eğer anları (geminin batmasına sebep olacak) bu tehlikeli işten menederlerse, kendileri de kurtulur. Onları da kurtarmış olurlar. "
Sayfa 527·Kitabı okudu
Reklam