Ümit Turgut

Ümit Turgut
Ya bir yol bulacağım ya bir yol yapacağım
İflas eden kimdir?
Peygamberimiz; -Biliyor musunuz, müflis (iflas eden) kimdir, dedi. -Bizce müflis, parası ve malı olmayan kimsedir, dediler. Bunun üzerine Peygamberimiz şöyle buyurdu: -Benim ümmetimin müflisi (iflas edeni) o kimsedir ki kıyamet gününde namaz, oruç ve zekâtla gelir. Fakat şuna sövmüş, şuna iftira etmiş, şunun malını yemiş, bunun kanını dökmüş ve şunu dövmüş. Bundan dolayı onun sevablarından sözü geçen adamların her birine verilir. Üzerinde olan haklar ödenmeden sevabları tükenirse, hak sahiplerinin günahları o kimseye yüklenir, sonra o kimse cehenneme atılır. Müslüman, kıyamet gününde bu duruma düşmemek için başkalarına kötülük yapmaktan, zarar vermekten, haklarını yemekten sakınmalı, şayet böyle bir şey yapmış ise vakit geçirmeden hak sahipleri ile helalleşerek kul hakkı ile ahirete gitmemelidir.
Sayfa 519·Kitabı okudu
Reklam
Miracta Hz. Muhammed'e söylenen bazı şeyler
Allah Teala, bu büyük olaydan bahseden ve aynı adı taşıyan İsra suresinde, Peygamberine vahyettiği ahlak ve fazilet düsturlarını bildirmiştir ki özetle şunlardır: 1. Allah'a ortak koşmayınız. 2. Anne ve babanıza itaat ve hürmet ediniz. 3. Hak sahiplerine haklarını veriniz. 4. İsraf etmeyiniz. 5. Aşırılıklardan sakınınız. 6. Çocuklarınızı öldürmeyiniz. 7. Zinaya yaklaşmayınız. 8. Haksız olarak kimseyi öldürmeyiniz. 9. Yetimlere iyi muamele ediniz. 10. Ölçü ve tartıda doğruluktan sapmayınız. 11. Bilmediğiniz bir şeyin ardına düşüp körű körüne takip etme- yiniz. 12. Yeryüzünde kibir ve gurur taslayarak yürümeyiniz.
Sayfa 363·Kitabı okudu
Din
Ticaret malının zekatı
Hangi cinsten olursa olsun ticaret mallarının değeri, altın veya gümüşten birinin nisabına ulaşırsa zekâtının verilmesi gerekir. Ticaret eşyası değerlendirilirken altın ve gümüşten hangisi fakirlerin menfaatine daha uygun ise onun nisabı esas alınır. Altın ve gümüşün her biri nisap miktarını bulmazsa, bunlar birbirine, ticaret eşyası da altın ve gümüşe ilave edilerek nisap tamamlanır ve toplamının değeri üzerinden zekât verilir. Çeşitli şirket ve kuruluşlar tarafından çıkarılıp menkul kıymetler borsasında alınıp satılmakta olan hisse senetleri, ticari bir mal gibi olduğundan bunların değerleri üzerinden kırkta bir (yani %2.5) zekât verilmesi gerekir. Herhangi bir şirkete kâr ve zararda ortaklığın belgesi olan hisse senetlerinin zekâtı ise; Şirket, mal alıp satmak suretiyle ticaretle iştigal ediyorsa, böyle bir şirketin hisse senetlerine sahip olan kimse de, senetlerin değeri üzerinden kırkta bir (%2,5) zekât verir. Şirket, sanayi veya işletmecilikle iştigal ediyorsa, yani, imalat, nakliyat, boyama ve soğutma şirketleri gibi sermayesi makine, ålet ve vasıtalara bağlanmış ise böyle bir kuruluşa ortak olan kimse zekâtını, elindeki hisse senetlerinin değeri üzerinden değil, yıllık kazancından vermesi gerekir.
Sayfa 298·Kitabı okudu
Alıntı
İlim ve Alim
"Her kim bilgi öğrenmek için yola çıkarsa, Allah Teala ona Cennet yolunu kolaylaştırır. Şüphesiz melekler de ilme talip olanlara, hoşlandıklarından dolayı, kanat gererler. Göklerde ve yerde bulunan varlıklar, hatta sudaki balıklara varıncaya kadar, hepsi ilim sahipleri için Allah'tan af dilerler. Bir ilim sahibinin, bir ibadet eden üzerine üstünlüğü, Ay'ın diğer yıldızlara üstünlüğü gibidir.
Sayfa 255·Kitabı okudu
Tevbe ve istiğfar duası
Tevbe ve istiğfar dualarının başı ve en faziletlisi Peygamber Efendimizin bildirdiği "Seyyidu'l-Istigfar" duasıdır. "Seyyidü'l-İstiğfar" şudur: اللَّهُمَّ أَنْتَ رَبِّي لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ خَلَقْتَنِي وَأَنَا عَبْدُكَ وَأَنَا عَلَى عَهْدِكَ وَوَعْدِكَ مَا اسْتَطَعْتُ أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا صَنَعْتُ أَبُوءُ لَكَ بِنِعْمَتِكَ عَلَيَّ وَأَبُوءُ بِذَنْبِي فَاغْفِرْ لِي فَإِنَّهُ لَا يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلَّا أَنْتَ "Allahümme ente rabbi la ilahe illä ente halaktenī ve ene abdüke ve ene ala ahdike ve va'dike mesteta'tů eûzü bike min şerri må sane'tů ebüü leke bi ni'metike aleyye ve ebûù bizenbi fağfirli feinnehů la yeğfirü'z-zünübe illâ ente." "Allahım! Sen Rabbimsin, senden başka Tanrı yoktur, beni sen yarattın, ben senin kulunum, gücüm yettiği kadar ezelde sana verdiğim ahd ve vaad üzere sabitim. Allahım, işlediğim kusurların kötülüğünden sana sığınırım. Bana verdiğin nimetleri itiraf ediyorum. Günahımı da itiraf ediyorum. Günahlarımı bağışla, çünkü günahları yalnız sen bağışlarsın."
Sayfa 225·Kitabı okudu
Din
Reklam