Simay Yıldız

Simay Yıldız
@zimlicious
youtube.com/@zimlicious Okuduğum tüm kitaplar burada çıkmadığı için daha çok GoodReads'deyim. Olur da bana ulaşmak isterseniz blogumu ziyaret edebilirsiniz.
İletişimci
İstanbul
39 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı

Simay Yıldız

, bir kitap okudu
5/10
·288 syf.··
2021 10. kitabı
Alice Oseman
8.9/10 · 2.161 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·461 syf.··
2021 9. kitabı
Güzellik Bir Yaradır isimli kitabı ta mart ayının başında, #bookfriend’lerimden birinin önerisiyle alıp okumaya başlamıştım. Ama bir yerden sonra devam edemeyip kenara koymuştum. Eskiden böyle durumlarda kendimi zorlar, ille de elimdeki kitabı bitireyim diye kıvranır dururdum ama çok uzun süredir bunu yapmıyorum; o an ona odaklanamamam veya tespit bile edemediğim nedenlerden dolayı devam edememem sevmeyeceğim bir kitap olduğu anlamına gelmiyor. O an doğru zamanı değil diye düşünüyorum. Nitekim bu kitapta da öyle oldu; aylar sonra elime aldığımda yoğun iş tempoma rağmen üç-dört günde yalayıp yuttum. Yalayıp yuttum dedim diye kitabı minik sanmayın çünkü 461 sayfa. Çok kolay okunan bir kitap da sanmayın çünkü içinde farklı karakterler üzerinden anlatılan, çok da kısa olmayan bir döneme yayılan bir Endonezya tarihi var ve savaştır, sömürgeciliktir, vs.’dir derken hiç kolay günler geçirmemişler, hele ki ülkedeki kadınlar. Bir yandan elimden bırakamadım kitabı. Bir yandan özellikle bazı yerlerde bir mola vermem, derin nefes almam, okuduklarım üzerinde düşünmem veya kafamda canlandırmamayı başarmam gerekti. Bir yandan da büyülü gerçekçiliğine kapılmadan da edemedim tabii ki – Gabriel Garcia Marquez’le başlayan büyülü gerçekçilik aşkım artarak devam etti ve bunda Isabel Allende, Laura Esquivel ve son olarak da The Murmur of Bees ile en yeni keşfettiğim Sofía Segovia da etkili oldu. Alışkanlık denen böyle bir şey herhalde; öğrendiklerimi faz alarak bu tür Latin Amerika’dan çıkıyor diye düşünüyordum ve haliyle daha önce Endonezya’dan bir şey okumamış olsam da büyülü gerçekçilikle karşılaşmayı da beklemiyordum. Devamı: zimlicious.com/guzellik-bir-ya...
Güzellik Bir YaradırEka Kurniawan · Domingo Yayınevi · 2017776 okunma
8/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
İzlanda, ölmeden önce gidip görmeyi çok ama çok istediğim ülkelerden biri. Şimdiye kadar bulup inceleyebildiğim her şeyine (doğası, müziği, sanatı, yazarları ve o mitleri!) hayran kaldım ve gerçekten de “ölmeden önce yapılacaklar” listemde “İzlanda’da kuzey ışıklarını seyret” var. E kitaplara karşı da boş olmayan biri olduğumdan İzlanda’dan çıkıp gelenler radarıma takılıyor tabii. Sessizlik Oteli de bu sayede listeme aldığım ama sonradan İzlanda’da takılacağımı sanırken kendimi savaştan bitap düşmüş (yazarın ismini vermediği) bir ülkede, bambaşka hisleri sorgularken bulduğum bir kitap oldu. Pişman mıyım? Kesinlikle hayır! Sessizlik Oteli, daha ilk cümlesinin girişiyle yakaladı beni: “Çıplakken ne denli gülünç göründüğümü biliyorum, yine de soyunmaya başlıyorum […]” Elimizde kendiyle barışık, kendinden tam emin olmayan, belli ki atlatamadığı bazı travmaları bulunan (çünkü bunu bilmek için uzman olmaya gerek yok artık; hepimiz bu hallere travmalar sonrası düştüğümüzü biliyoruz) ama bir yandan da bazı arzularını elde etmek için bazı sorunlarını kabullenerek harekete geçen bir karakter var demek için şahane bir giriş değil mi? Nitekim ana karakter Jónas Ebeneser de aynı böyle. Kitabın tanıtım yazısında da belirtildiği gibi “kırklı yaşlarının sonlarında, bir şeyleri tamir etmeye tutkuyla bağlı ama kendi hayatımı tamir edemeyen becerikli bir adam.” Al sana hayatın en büyük ironilerinden biri işte; çöz, çözebilirsen! Devamı: zimlicious.com/sessizlik-oteli...
Sessizlik OteliAudur Ava Olafsdöttir · Nebula Kitap Yayınları · 2021656 okunma
6/10
·160 syf.··
2021 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2021 23:59
X-Files idi, Californication idi derken David Duchovny’ye aşık olmayan var mı? Yüksek ihtimalle yoktur. Peki kitap yazdığını bilen var mı? Bilen biliyormuş valla ama benim cidden haberim yoktu ve Kutsal İnek çok şans eseri çıktı karşıma. Arkasını bile okumadan, sırf David Duchovny ismini gördüğüm için attım sepete – evet, normalde ıncık mıncık bakıp araştıran bir insan olarak böyle ani, beklenmedik hareketlerim de vardır sonuçta. Sepete attığım ve gelir gelmez okuduğum için hiç pişman değilim; onu baştan belirteyim. Hayatımda okuduğum en iyi kitap mı? Hayır. David Duchovny çok çok iyi bir yazar mıymış? Hayır. Ama okurken gerçekten çok güldüm ve 158 sayfa boyunca iyi hissettirdi bana. Tamamen kapanışa geçerken ihtiyacınız olabilecek, kısa süreliğine de olsa iyi gelebilecek bir şey olabilir yani… Öncelikle, David Duchovny’nin “ben büyük edebiyatçı olacağım!” diye değil, vermek istediği mesajı dile getirmeye çalışırken eğlenmek için yazdığını düşünüyorum; ben okurken böyle hissettim en azından. Kutsal İnek kitabında anlatıcımız Elsie isimli bir inek ve konuya kendini tanıtarak, şöyle başlıyor: "Çoğu insan, ineklerin düşünemediğini zanneder. Selam. Durun, düzelteyim: çoğu insan ineklerin düşünemediğini ve duygularının olmadığını zanneder. A-lo. Ben bir ineğim; adım Elsie, hı-hı, biliyorum. Mö. Oldu mu? Ya… Düşünebiliyor, hissedebiliyor, espri yapabiliyoruz. Çoğumuz.” Devamı: zimlicious.com/kutsal-inek-ile...
Kutsal İnekDavid Duchovny · April Yayıncılık · 201598 okunma