youtube.com/@zimlicious
Okuduğum tüm kitaplar burada çıkmadığı için daha çok GoodReads'deyim. Olur da bana ulaşmak isterseniz blogumu ziyaret edebilirsiniz.
Ölümsüz Aile meğer çocuk kitapları klasiklerinden biriymiş ama ben adını bile duymamıştım! Tamamen bir kitap siparişime hediye olarak eklenmesiyle tanıştım kendisiyle (hayat bazen güzel sürprizler getirebiliyor gerçekten). “Ölümsüz” kelimesini görünce salak kafam hemen vampirlere gitti tabii (bknz. Cullen Ailesi) ama 1975 yılında yazıldığını, çocuklar için yazıldığını görünce “bir dur Simay; gaza gelme hemen” dedim kendi kendime. Nitekim hikâye de zaten 1880’li yıllarda geçiyormuş. E şimdi “böyle bir ortamda vampir olamaz mıydı yani?” diye soracaksınız – olabilirdi tabii ama iyi ki yok çünkü kitap bu haliyle gerçekle büyünün şahane bir birleşimi olmuş.
Baştan şunu da söyleyeyim; çocuk konusu hassas olduğu için bu yazıyı yazmadan önce iyice araştırdım: bu kitap küçük çocuklara değil, ortaokul ve üstü yaşlara öneriliyor. Sonra da düşündüm de ben de Ölümsüz Aile kitabını ilkokul yaşlarında okusaydım kesin beynim yanardı! “Ölümsüz olmak ister miydim istemez miydim?” diye düşünüp durur, daha hızlı delirirdim kesin.
Devamı: zimlicious.com/olumsuz-aile-ol...
Ölümsüz AileNatalie Babbitt · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20184,069 okunma
Okuduğum iki kitabından genelleme yapacağım: Holly Goldberg Sloan insanı iyi hissettiren hikâyeler yazmakta oldukça başarılı. Yine Domingo’dan çıkan Mucizeleri Saymak kitabını okuduğumda da iyi hissetmiştim, Kısa da iyi hissettirdi gerçekten. Her iki kitabın da kalbinde bir tür “tuhaflık” olması da çok hoşuma gidiyor açıkçası çünkü gerçekten “Kime, neye göre tuhaf? Niye tuhaf?” sorularını sordurtarak başkalarının tuhaf gördüklerini sorgulatıyor ve sonunda da hep bir kabulleniş, kendin olduğu gibi kabullenmeye, sevmeye gidiş var. En sevdiğim gerçekten!
Holly Goldberg Sloan Kısa kitabında da yine herkesin seveceği bir ana karakteri, Julia Marks’ı yaratmış. Bazı yerlerde “Ah, yavrum!” diyerek sarılarınız geliyor Julia’ya; bazı yerlerde de çocuk olduğunu unutturuyor. Bir tarafıyla hayal gücüne bırakıyor kendini ama bir diğer yanıyla da bir an önce büyüsün, ayakları yere sağlam bassın diye uğraşıyor gibi.
Devamı: zimlicious.com/holly-goldberg-...