Geri çıkardılar beni eve, yatırdılar boyluca. Başıma bir bardak su koydular. Odada hiçbir şey yoktu. Bir ben, bir duvarlar. Ölüm her şeyi bir eder. Bir doğanı yerle bir. Uzak nehirler çağlıyordu kulağımda. Gözlerimi kapadım. Gökyüzünü görüyordum; ışıklı, büyük bir geceyi ağırlayan. Görüyordum toprak üzerinde öldüğümü ve ay olup gökte, dirildiğimi.
İyi bir edebiyat, iyi bir edebiyatı içinde barındıran kitap, dünyaya bir şekilde gelmiş ve dünya derdiyle karşılaşmış, dünyanın saldırısına uğramış, onunla dertlenmiş, bu dünyanın daimi olmayacağın bilen kişinin, ah o ölümlü kişinin ölüm korkusunu hafifletir.
"Einer erzählt anderen von sich, damit auch den anderen ihre eigene Geschichte erzählbar wird."
Birisi bir başkasına kendinden söz eder, diğer bir başkasında kendi hikayesi anlatılabilir olsun diye.
Reinhart Baumgart