O sustukça rüzgar konuştu. Halının üstündeki tohumlar konuştu. Tohumların ruhu konuştu. En sonunda “Sözün ruhu var, değil mi Ez?” dedi. “Evet.” dedim. “Sözün ruhudur ruha değen. O ruh bazen yaşlıdır, bazen genç. Bazen yorgundur, bazen hırçın.”
“Kuru tahtanın can kazanması, sözü duyunca yumuşayan kalpleri anlatır. Özün toprak ama ateşin sebebi de sensin. Toprak olmaktan korkma. Toprak tamam olmaktır. İnsanın özü, topraktır.”