Nesnesine arkasını dönüp oturan bir dilden söz edilebilir.
Kendine, bir kendine çekilen bir dildir bu.
Böylece de kendi kendini yaratan.
Dilin uyku hali.
Konuşmayan, bir şey önermeyen: Sessiz dil.
İletişimsizliği, iletişim bilmek.
Artık burda olmayan, silinmiş, yırtılmış sesler...
Söylenmezi bulmak...
Sözcüklerle, söylemek istediğimiz şey arasındaki yolun uzaklığına ‘dev uzaklık’ der Ungaretti. Bunun kısa tutulmasını öğütler. Bir çeşit sözcük ekonomisi diyebiliriz buna. Ayrıkotlarına aman vermemek: Söylemek istediğimizi söyleyip en kısa yoldan çekilmek.