Hiçbir şeye yetişilemeyen ilişkilerden, idareten yaşanılan evliliklerden, mecburiyetten sürdürülen arkadaşlıklardan kurtulmanın yoluydu terk etmek. Bugün çoğu acı gidememekten/kalmaktan mirastır insana. Artık yaşamımız yok, içi ancak parayla doldurulabilen “yaşam kalitemiz” var elimizde. Kala kala kanatılan ve her gün yeniden açılan yaralarla yaşayıp gidiyor bugün terk edemeyen. Dokunamayan, dokunulmayan ve terk edemeyenlerin çürümesidir çoğu ilişkiden yayılan o koku. Daralan hayatların daha geniş evlere sığabilme telaşıdır terk edememek. Çoğalan yalnızlıkların kalabalık ve pahalı mekanlarda aşılabilme isteğidir.