İpek T.

İpek T.
“Yaşamda da bu böyle. Bilinçaltı bilinç üstünde rolünü oynuyor, seçimlerini yapıyor fakat biz henüz başlangıç noktasındayken o seçimleri bilinçli yaptığımızı bilmiyoruz. Bunu ne zaman yakalıyoruz? Onu yaşarken.”
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖

İpek T.

, bir kitap okudu
Puan vermedi·128 syf.·
7 saatte okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2024 20:42
·
2024 35. kitabı
Ali Murat İrat
8.4/10 · 17 okunma
Hiçbir şeye yetişilemeyen ilişkilerden, idareten yaşanılan evliliklerden, mecburiyetten sürdürülen arkadaşlıklardan kurtulmanın yoluydu terk etmek. Bugün çoğu acı gidememekten/kalmaktan mirastır insana. Artık yaşamımız yok, içi ancak parayla doldurulabilen “yaşam kalitemiz” var elimizde. Kala kala kanatılan ve her gün yeniden açılan yaralarla yaşayıp gidiyor bugün terk edemeyen. Dokunamayan, dokunulmayan ve terk edemeyenlerin çürümesidir çoğu ilişkiden yayılan o koku. Daralan hayatların daha geniş evlere sığabilme telaşıdır terk edememek. Çoğalan yalnızlıkların kalabalık ve pahalı mekanlarda aşılabilme isteğidir.
Alıntı
Aşk değil… Bir zamanlar yalnızca dokunmak bile yok edebiliyordu etrafımıza çöken sisi. Bir dokunmak gerekiyordu bazen, hem de durup dururken dokunmak. Öyle öpmek falan değil, sadece dokunmak. Önce dokunmak vardı zaten, öpmek onun kaburga kemiğinden yaratıldı. Dokunmakla öpmekti bütün suçları, bu nedenle cezaları tez elden verildi. İlahi emirle terk ettiler bulundukları cenneti.
“Hep güldüm. Bir kış soğuğunda yazlık ayakkabıyla dolaşıyordum. Kimse farkına varmadı ayaklarımın üşüdüğünün. Herkesin gözü yüzümdeki gülümsemedeydi çünkü. Parmak uçlarımı bile hissetmeyecek kadar soğuk vurmuşken bana, yüzümdeki gülümseme hiç eksik olmadı yine de. Ondandır insanlar hiç bakmadılar ayaklarıma. Ben güldükçe imrenenler oldu bana. Ne de güzel yaşıyordum hayatı. Oysa belki de aptal bir mağrurluk vardı ve hepsi buydu işte.”
Alıntı