27 Ekim, akşam
Sahip olduğum o kadar çok şey var, ama Lotte için duyduklarım sahip olduğum her şeyi yutuyor; sahip olduğum o kadar çok şey var, ama onsuz her şey bir hiç.
Evet, gerçekten. Doğa nasıl sonbahara dönüyorsa, kendi içimde ve kendi çevremde de sonbahar şimdi. Yapraklarım sararıyor, çevremdeki ağaçların yaprakları döküldü bile.
...oysa her şeyin kaynağı yürektir: tüm gücün, tüm mutluluğun, tüm kederin. Ah, benim bildiklerimi herkes bilebilir, ama yüreğimdir yalnızca bana ait olan.
Ha! Beni etkileyen, arada bir esip gelen felaketler değil, köylerinizi alıp götüren o seller, kentleri yutan o depremler değildir; yüreğimi kemiren, doğanın bütününde gizli olan, hiçbir şey yaratmayan, kendini yok etmekle kalmayıp çevresindekileri de yok eden o tüketici güçlerdir. Bundan ötürü kaygı içinde yalpalıyorum işte. Gökyüzü, yeryüzü ve onları ören güçler çevreliyor beni ve gördüğüm, sonsuza dek her şeyi yutup geviş getiren bir canavardan başka bir şey değil.