Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ben hummalı bir halde iken ona küfreden bir şairin şu beyitlerini hatırlamıştım:
Günahlara kefaret olan geldi ve veda edip gitti
Kahrolsun o gelen de veda eden de!
Gitmeye karar verince sordu, ne istiyorsun? diye
Dedim ki: Bir daha geri dönme!
Bunun üzerine ben de Rasûlullah (s.a.v.)’in sövmeyi yasakladığı hummaya söven kişi kahrolsun, şöyle deseydi olmaz mıydı dedim ve ekledim:
Günahlara kefaret olan humma geldi dökülmesi için
Böylesi gelen de veda eden de hoşgeldi
Gitmeye karar verince sordu, ne istiyorsun? diye
Ben de: Gitmemeni istiyorum dedim
Eğer bunu deseydi muhakkak ondan ayrılır giderdi. Nitekim benden de hemen ayrılıp gitti.
Aşkın alevini ciğerimde hissettiğimde
Kavmin su kabına serinlemek için yöneldim
Soğuk suyla onun (aşkın) zahirini serinlettiğimi kabul et,
Ya içimde tutuşan ateşi kim söndürecek?
-Hamâsi
İsrailî bir haberde İbrahim (a.s.): “Ya Rab! Hastalık kimdendir?” deyince Allah: “Bendendir.” buyurdu. İbrahim (a.s.): “Peki şifa kimdendir?” diye sorunca Allah Teâla: “Bendendir.” buyurdu. İbrahim (a.s.): “Öyleyse tabibe ne gerek var?” deyince Allah şöyle buyurdu: “O, şifayı elleriyle yeryüzüne gönderdiğim adamdır.”