the walking dead
zombi kıyameti diye başlıyor, sonra “asıl zombiler biziz” tokadını atıyor suratına.
ilk bölümlerde hayatta kalma gerilimi ağır basıyor. sezonlar ilerledikçe insan doğasının en karanlık, en çaresiz yanları öne çıkıyor. her sezon yeni bir güvenli liman kuruyor, yeni bir toplum düzeni deniyor. o düzen ya içten çürüyor, ya dışardan eziliyor, ya da kendi ağırlığı altında çöküyor.
döngü hep aynı: umut doğuyor, düzen kuruluyor, ihanet geliyor, her şey yanıyor, yeni umut başlıyor. o da yalan çıkıyor.
zombiler sadece dekor. asıl hikaye insanın ne kadar hızlı canavarlaştığı.
1. sezon (2010) — şok
rick hastane yatağında uyanıyor, dünya gitmiş. atlanta’da tankın içinde mahsur kalıyor, bir yabancının sesiyle kurtarılıyor. kamp kuruluyor, aile buluşuyor, kısa bir nefes var. sonra cdc’ye gidiyorlar, bilim insanı tek başına orada, cevabı bekledikleri yerde cevap yok. virüs herkeste, çıkış yok. sezon altı bölümde bir dünyayı kuruyor ve yıkıyor.
2. sezon (2011–2012) — ahlaki pusulanın kaybı
hershel’in çiftliği. yeşil, geniş, görece güvenli. sophia kayboluyor ve bütün sezon aranıyor. barnda buluyor: zombie olmuş, içerideymiş. tüm sezonun umudu o bir sahnede bitiyor. rick vuruyor. önceki rick o an gidiyor, geri gelmiyor.
shane bu sezonun gerçek protagonisti. rick’in olmak istemediği şeyin tam yüzü. hayatta kalmak için her şeyi yapabilen biri. haklı mı haksız mı sorusu hiç kapanmıyor. rick onu öldürüyor, ama içine shane’i taşıyor bundan sonra.
3. sezon (2012–2013) — güç zehirlenmesi
hapishane yeni umut. governor ise bu serinin ilk gerçek antagonisti. woodbury temiz, düzenli, elektrikli. perde arkasında kafalar balık tanklarında.
governor normal görünüyor. bu onun silahı.
lori doğumda ölüyor, judith doğuyor, aynı anda. rick çöküyor. morgan tekrar karşısına çıkıyor,