…insan tek tek ele aldığında, yaptığı her şeye haklı bir gerekçe bulmasa bile, yine de kendi gözünde basbayağı becerikli ve dürüst herifin tekidir; veya zaten dünya da aslında olması gerektiği gibi değildir…
…doğuştan gelen özellikler ve koşullar o yaradılışı çokanlamlı bir biçimde yoğurmuştur, yazgısı henüz gerçek anlamda sert bir karşı basınç tarafından bütün çıplaklığıyla belirgin kılınmamıştır, ama en önemli nokta, bu yaradılışın karar verebilmesi için henüz kendisinin de bilmediği bir şeylerin eksik oluşudur.
İnsanı onca uzun bir zaman boyunca evrenin merkezi sayan, ama artık yüzyılların akışı içerisinde kaybolmaya yüz tutmuş insan merkezci tutum, büyük bir olasılıkla Ben’in kapısına gelip dayanmıştır; çünkü bir şeyi yaşamanın en önemli yanının o şeyi yaşamak, eylemin en önemli yanının da eylemde bulunmak olduğu yolundaki inanç, insanların çoğuna artık bir safdillik gibi gözükmeye başladı
Sözü edilen gerçekçi insan, her şey den her şeyi çıkarabilir – karı tene, teni çiçeklere, çiçekleri şekere, şekeri pudraya ve pudrayı da yeniden bir kar serpintisine dönüştürebilir -, çünkü görünüşe bakılırsa onun için tek önemli olan, bir şeyi aslında ne değilse ona dönüştürmektir; bu da herhalde onun, nerede bulunursa bulunsun, orada uzun süre kalamadığının kanıtıdır.