R. Mektubu titreyen ellerinden bıraktı. Sonra uzun uzun düşündü. Bir komşu çocuğunu, bir genç kızı, gece kulübündeki bir kadını hayal meyal hatırlar gibi oldu ama akan bir suyun dibinde belli belirsiz pırıltılarla titreşen bir taş gibi muğlak, bulanık bir hatırlayıştı bu. Gölgeler gelip gidiyordu ama bir imgeye dönüşmüyordu. Duygularıyla bir şeyler hatırlayacakmış gibi hissediyordu ama hatırlayamıyordu. Sanki tüm bu siluetleri rüyasında, derin rüyalarda sıkça görmüş gibiydi ama hepsi bir rüyaydı sadece..