Dikkat dikkat bu inceleme yazısı spoiler içerebilir!!
Sevenin koyu hayranı olduğu, sevmeyenin ise en büyük antisi olan Powerful serisine sonunda başladım.
İlk başta da söylediğim gibi bu kitabı o kadar çok gömmüşlerdi ki başlarken pek de bir beklentim yoktu ama kendimi gecenin 3'ünde hala kitabı okurken buldum. Evreni güzel tasarlanmış, karakterlerin aptal olmadığı zevkli bir kitaptı. Fantastik-romantik sevenlerin kesinlikle zevk alacağı bir kitap.
Ancak kitabın birçok eksiği de var. İlk olarak kai ve pae kesinlikle enemies to lovers değil, illa trope bulmamız gerekirse rivals to lovers diyebiliriz. Kai zaten ilk görüşte pae'ye aşık oldu. Bunda bir sorun yok çünkü kai onun bir sıradan olduğunu bilmiyordu. Sorun pae'nin hisleri. Çünkü kai hem bir prens hem de bir baş infazcı. Madem bu kadar travman var, insan bir nefret duymaz mı? Şak diye aşık oldu. Sanki babasını kral öldürmemiş (hakikaten öldürmemiş, öldürtmüş bu arada), kai de binlerce masum cana kıymamış gibi yok kai şöyle masum, yok kai çok hassas, yok hiçbirimiz kai'yi haketmiyoruz... Oralar can sıkıcıydı, neyseki sevgili olmadılar hatta eskisinden beter oldular. Benim için keyifli bir gelişme oldu. Reckless'i çok merak ediyorum bu yüzden.
Bir de Adena bu kadar kolay harcanan bir karakter olmamalıydı. Binlerce yara almış ve ölüm döşeğinde olmalıydı ama böyle bir önemli karakter bu kadar hızlı ölmemeliydi. Hic olmazsa Reckless'in sonunda veya Fearless'te ölmesini tercih ederdim.
Sonuç olarak okuması keyifli bir fantastik kitaptı. Bu yüzden hemen Powerful'a başladım ve önceden spoisini yediğim Mak'e sonunda kavuştum. Umarım Pae ile çok fazla sahnesi olur.