Puan vermedi·272 syf.··
2026 11. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 13:25
Oysa zübüklük bizde, bizim içimiz de. Onları biz kendi zübüklüğümüzden yaratıyoruz. Sonra, kendi zübüklüklerimizin bitek zübük'te birleştiğini görünce ona kızıyoruz... Eşsiz bir kitap oldu benim için... Mizahi yanı bir yana ders niteliğinde bir kitap, şöyle oturup başını ellerinin arasına alıp uzun uzun düşünesi geliyor insanın kitap bittikten sonra. Evet zübükler her yerde, içimiz de dışımızda orada burada şurada.. toplum olarak sorunumuz eğitimsizlik, okumamazlık, okuduğumuzu anlamamazlık yada. Bilmem kaç yıl olmuş kitap çıkalı ama değişen hiç bir şey yok ülke de her şey ve herkes yine aynı hatta daha kötü... Yani kitap üzerine uzun uzun sohbetler edilmesi gerekiyor, mutlaka anlayarak okumak gerekiyor diye düşünüyorum. Bir mizahsen değil bu kitapta yer alanlar bunun bilincine varırsak daha da düşünülmesi gereken konular çıkıyor ortaya.. Büyük bir keyif aldım okurken, keyifli okumalar..
ZübükAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 20128,3bin okunma
Zübük'ü Kim Büyüttü?
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 10:54
"Toplumun içinde karşılığı olmayan bir Zübük büyüyemez." Benim için Zübük, sadece bir siyaset hicvi değil; insanın kendi payına düşen sorumluluğu da sorgulatan bir roman oldu. Kitabı okurken sık sık bir kişiye kızmak yerine, o kişiyi mümkün kılan şartları ve insanların tercihlerini düşünmeye başladım. Aziz Nesin, mizahın arkasına sakladığı sert eleştirileriyle insanı rahatsız eden ama düşündüren bir ayna tutuyor. Spoiler vermeden söyleyebilirim ki; eğer toplum, siyaset ve insan davranışları üzerine düşündüren eserleri seviyorsanız, Zübük'e mutlaka bir şans vermenizi öneririm. Bence aradan geçen yıllara rağmen güncelliğini korumasının sebebi de tam olarak bu. Zübük bir siyaset romanından çok bir ahlak romanıdır. Politikacıyı anlatıyor gibi görünür ama aslında seçmeni, memuru, esnafı, din adamını, gazeteciyi, yani bütün toplumu anlatır. Sorun Zübük değildir; sorun, her dönemde yeni bir Zübük üretebilen toplumsal zihniyettir.
ZübükAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 20128,3bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Zübüklüğün Panzehiri
Puan vermedi·272 syf.·
2026 16. kitabı
Bazı kitaplar vardır ki onların ait olduğu zaman yoktur. Yani dün, bugün ve yarın okundukları zamana ait olurlar. Onlar anlattığı hikaye bakımından hep tanıdık gelir sizlere. İşte Zübük böyle bir kitap. 1961 Yılında ilk defa yayınlanmasına rağmen bugüne aittir. Tıpkı yarına da ait olacağı gibi. Eser, Zübükzade İbrahim Bey adlı üçkağıtçı, düzenbaz, arlanmaz bir politikacının nasıl da palazlandığını anlatıyor bizlere. Peki kimin ağzından? Onunla aynı kasabada yaşayan halkın ağzından. Her birisi çok çekmiştir zübükten. Hepsi zübüğün bin türlü oyununa gelmiş ve bir şekilde onun tarafından dolandırılmıştır. İyi de bu zübük uğursuzu buna rağmen nasıl olup da taa Ankara'ya mebus olabilmiştir? Yine hep ondan şikayet eden halkın desteği sayesinde tabii ki. Zübük "çalıyordur ama çalışıyordur." nitekim. Hem muhaliflere aman vermemek lazımdır. Onlar teröristtir, cami düşmanıdır, halk düşmanıdır, dinsizdir, çok akılsızdır. İşin aslı da zübük çok akıllıdır. Halkını iyi tanır. Onları nasıl kandıracağını, akıllarını nasıl çeleceğini çok iyi bilir. Onların ağzından girer burnundan çıkar. Öyle ki bir yunus balığına dahi şehitlik verdirir de yunus adına türbe yaptırır. Halk bilir kandırıldığını da ne yapmalı bu düzen böyle gelir böyle gider. "Zübük bir tane değil, biz hepimiz birer zübüğüz. Bizim hepimizin içinde zübüklük olmasa, bizler de birer zübük olmasak, aramızdan böyle zübükler büyüyemezdi. Hepimizde birer parça olan zübüklük birleşip işte başımıza böyle zübükler çıkıyor. Oysa zübüklük bizde, bizim içimizde. Onları biz, kendi zübüklüğümüzden yaratıyoruz. Sonra, kendi zübüklüklerimizin bir tek Zübük’te birleştiğini görünce ona kızıyoruz..Ama gerçekten zübüklerden, kendi zübüklüğümüzden kurtulabilecek miyiz?" Kendi zübüklüğümüzden kurtulabilecek miyiz? Bakalım
ZübükAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 20128,3bin okunma
Puan vermedi·272 syf.·
2024 11. kitabı
Aziz Nesin’in Zübük kitabını gerçekten çok severek okumuştum. Türü hiciv roman olarak geçiyor ama bence çok büyük bir ustalıkla yazılmış sosyopolitik bir ironi. Okurken bir yandan gülümsüyor, bir yandan da anlatılanların ne kadar tanıdık geldiğini fark edip bunun aslında ne kadar ciddi bir mesele olduğunu düşünüyorsunuz. Kitap sadece siyasetçileri eleştirmiyor. Onları var eden düzeni ve o düzeni besleyen toplumsal yapıyı da çok güçlü bir şekilde sorguluyor. Belki de bu yüzden okurken sadece anlatılanlara değil, kendimize de dönüp bakmamız gerekiyor. Ben siyaset dünyasına hep mesafeli yaklaşmışımdır. Gücü elde edene kadar halktan yana görünen, o yere ulaştıktan sonra ise kendi düzenine çekilen anlayış maalesef çok tanıdık. Aziz Nesin bunu öyle yerinde ve zekice anlatıyor ki, kitap yıllar önce yazılmış olmasına rağmen bugün hâlâ aynı gerçekliği taşıyor. Kitabı tekrar elime alıp altını çizdiğim yerlere bakmak istedim ve fark ettim ki neredeyse hiçbir yerin altını çizmemişim. Sanırım bazı kitaplar insanı öyle içine çekiyor ki sadece akışına kapılıp gidiyorsunuz. Zübük de benim için tam olarak öyle bir kitaptı. Yine de çizdiğim tek bir alıntı vardı. Dönüp tekrar okuyunca insanı adeta tokatlayan türden. Hayranlıkla okuduğum, düşündüren ve kesinlikle tavsiye edeceğim bir kitap.
ZübükAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 20128,3bin okunma
Bitmeyen Zübüklük
10/10
·272 syf.·
Beğendi
·
2026 74. kitabı
Aziz Nesin bu eserinde sadece çıkarcı bir siyasetçiyi değil, aynı zamanda toplumun geneline sirayet etmiş olan çıkarcılığı ve kurnazlığı da ustalıkla eleştirir. Zübükzade İbrahim Efendi ahlak yoksunu, kötü bir insandır; ancak asıl mesele onun bu huylarını bilenlerin neden onu siyasette yükselttiğidir. Cevap nettir: Kendi küçük çıkarları uğruna! ​Halk, her defasında aldatılacağını bildiği halde ona, aslında kendi içlerindeki "Zübük"e inanır. Çünkü bir gün sıranın kendilerine geleceğini ve onun kurnazlığı sayesinde kendilerinin de başkalarını aldatabileceğini umut ederler. Zübük, aslında o toplumun en dürüst aynasıdır. İnsanlar onun sahtekârlıklarından şikayet ederken, aslında kendi uyanıklık yapma arzularının veya kısa yoldan köşeyi dönme hayallerinin ete kemiğe bürünmüş haliyle yüzleşirler. ​Eserin dilinin halkın konuştuğu sadelikte ve anlaşılırlıkta olması, anlatılan trajikomik olayların etkisini daha da artırıyor. Bu eser tam 65 yıl önce kaleme alınmış olmasına rağmen maalesef güncelliğini hâlâ koruyor. Aziz Nesin’in bu dev eseri bize şunu fısıldıyor: Dışarıdaki Zübüklerle mücadele etmeden önce, hâlâ içimizde yaşayan o "Zübük"ü yok etmemiz gerekiyor...
ZübükAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 20128,3bin okunma
Şimdi çok iyi anladım ki,zübüklük bizde bir meslek değil,bir huy
Puan vermedi·156 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 22:59
Bir Kişi Değil, Bir Toplum Projesi Kitap boyunca anlatılan o absürt olaylar silsilesi, aslında tek bir adamın kurnazlığı değil; bir kasabanın, bir şehrin, hatta bir ülkenin el birliğiyle inşa ettiği devasa bir illüzyondur. Aziz Nesin’in 1961 yılında kaleme aldığı "bu eser üzerinden onlarca yıl geçmesine rağmen tazeliğinden hiçbir şey kaybetmemiş, adeta "zamansız" bir başyapıt. Kitabı bitirdiğinizde dudaklarınızda acı bir tebessüm kalırken, zihninizde tek bir soru yankılanıyor: Zübük mü suçlu, yoksa onu var eden bizler mi? Nesin, politikayı sadece bir dekor olarak kullanır. Asıl mesele; cehalet, kurnazlık, dalkavukluk ve çıkar ilişkilerinin sarmalındaki "toplum" yapısıdır. "Zübüklük" Bir Karakter Değil, Bir Hastalıktır: Kitabın en vurucu noktası, Zübükzade’nin her düştüğünde daha yükseğe sıçramasıdır. Aziz Nesin burada toplumsal hafızasızlığımıza ve "güçlüye tapma" eğilimimize sert bir eleştiri getirir. Yazara göre Zübüklük, sadece İbrahim Efendi’ye mahsus değildir; ona kanan, ona yol veren, ondan çıkar uman herkes bu hastalığın bir parçasıdır. Nesin’in ustalığı, bu kadar ağır bir toplumsal eleştiriyi kahkahalar attırarak okutabilmesidir. Taşra bürokrasisinden kahvehane dedikodularına kadar her detay o kadar canlıdır ki, okurken kendinizi o tozlu Anadolu kasabasında, Zübük’ün nutuklarını dinlerken bulursunuz. "Şimdiye kadar onca Zübük tanıdım, ama hiçbiri kendiliğinden Zübük olmamıştı. Bizler birleşerek onları Zübük yapıyorduk." Nesin, bireyleri suçlamak yerine sistemin işleyişindeki çarpıklığı deşifre eder. Çıkar ağlarının nasıl örüldüğünü, dürüstlüğün nasıl "enayilik" olarak pazarlandığını ve cehaletin nasıl bir silaha dönüştüğünü iliklerimize kadar hissederiz. Hikayelerin sonu hep benzer bir kapıya çıkar; aldatan ve aldatılan arasındaki o ince çizgi
Zübüklüğün Sonu YokAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 20061,084 okunma