Sokrates gibi çağının en bilge, derin, iyi, güzel, nazik ve zararsız insanını ölüme mahkum eden bir toplumun bilgi, bilim, düşünce, adalet, eşitlik ve hakkaniyet üretmesi mümkün değildir.
İnsanın özü, başka varlıklar üzerinde tahakküm kurmak ve onları anlam ve hakikat "bahşetmek" degildir.Biz insanlar özümüzü sadece başka varlıkların arasında ve onlarla birlikte aradığımız zaman bulabiliriz."Orada–olan"Da sein'in orada 'sı insanın kendine özgü varlık biçimini mümkün kılan bir ontolojik şarttır.