zülal aydoğan

zülal aydoğan
@zulalaydogan
Puan vermedi·272 syf.··
2025 3. kitabı
Neyle karşılaşacağımı bilmeden okumaya başladığım, sayfaları çevirdikçe beni kendine bağlayan bir kitap oldu diyebilirim. Şaşkınlıkla karşıladığım kitabın vurguladığı asıl gerçeklikle yüzleştiğimde içimde çok farklı hisler zihnimde çok farklı düşünceler uyandı. Bunlardan ilki "etik". Başkaları yaşasın diye meydana getirilmiş çocuklar, hayatlar vardı. Bir an bunun günümüz dünyasında gerçek olma ihtimali bile beni rahatsız etti. Gerçekten bir yerlerde izole ve belli insanlara hizmet edilmesi için çocuklar doğup büyüyüp yetişiyor olabilir miydi? Sonra anladım ki aslında bunlar gerçek kişiler değil, birer klon :) Klonlarla empati mi yapmış olduk biz şimdi diye sorgulamadım değil... Ama burda asıl dikkat çekilen yer dünyanın gittiği nokta. İnsanın her şeye hükmetmesi, (kendini TANRI ilan etmesi ve yaratmaya çalışması)... Görmek istemedikleri şeylere çok kolay yüz çevirmeleri (o öğrencileri sadece birer bağışçı olarak görmeleri)... Özgürlük, adalet, hayat, ölüm, yalnızlık gibi kavramları aklımıza getiriyoruz bu romanda. Sanat ve aşk insan olmaya dair şeyler. Peki bir insan ona sunulan hayatı sorgulamaz mıydı?
Beni Asla BırakmaKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 202512,2bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·372 syf.··
2024 9. kitabı
Kitaptan bana kalanlar, hissettiklerim ve düşüncelerim: Romana başlarken kafamda oluşan hikayeyle sondaki arasında dağlar kadar fark vardı, hikaye bambaşka bir yere evrilmişti. Kurgu anlatım gerçekten etkileyici ve sürükleyiciydi. Karakterlerin kimliği, varlığı ve yokluğu, yaşadıklarını anlamaya çalışırken bazen kayboldum. Bu da okuyucuyu diri tutan etkin kılan kısım bana kalırsa. Üçüncü yalan kısmı özellikle son kısımları gözyaşlarımı tutamadığım yerlerle doluydu. Yazarın "şey" diyebildiği (ona birçok şey denebilecekken herhangi bir kelimenin onun yerini tutamayacağından dolayı koyduğu isim), okurken tahmin etmediğimiz bir yerden bizi vurdu ve gerçekten şaşkınlıkla okudum. Dışarıya savaşın bombaları düşerken evin içine düşen bombaların arasında kalmış iki küçük savunmasız çocuk... İşte o günden sonra ikisinin de hayatı sonrasında hiç toparlayamayacakları şekilde değişiyor. Oradan oraya sürükleniyorlar, hep kalplerinde diğer parçasını taşıyarak ve dünyaya bıraktıkları şeylere onu da katarak... Annenin duyduğu suçluluk ikizlerden birini az kalsın öldürüyor olmak ve hatta öldürdüğünü düşünmek. Ve hayat boyu bunun acısını içinde taşıyor yanında kalan diğer çocuğunun yanında olmasından da suçluluk duyuyor (çünkü diğerini öldürdü, ya da o çocuğu da haketmediğini düşünüyor ya da ona da zarar vereceğinden korkuyor) ve Claus'u adeta görmüyor, yok sayıyor. Kardeşlerin birbirine olan bağı, o gün tekrar karşılaştıklarında aslında duvar gibi olan Claus'un kardeşine sarılmak isteğini anlayabiliyoruz sanki. Ama bunu yaparsa annesini tamamen kaybetmekten korkuyor, kardeşinin yokluğunu kabullenmiş ve ona tekrar alışmak istemiyor belki de. Yıllar, ikisine de duygularını bastırmayı öğretmiş gibi. Cinayet, ensest, savaş, tecavüz türlü kötülükler yer alıyor kitapta özellikle birinci kısım
Büyük Defter - Kanıt - Üçüncü YalanAgota Kristof · Yapı Kredi Yayınları · 20258,5bin okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2024 7. kitabı
Bir annenin parçalanmış yüreğinden dökülen kelimeler, karmakarışık dünü bugünü ve geleceği iç içe geçmiş bir zihin, acı, dehşet, korku, panik "yas"... İlk satırlarla yüzüme çarpan ölüm tüm gerçekliğiyle öyle derinden hissettiriyor ki kendini, öyle ben buradayım her andayım diyor ki insanın burnunu sızlatıyor. En çok da kaybedilen kişinin yaşarken bıraktığı izler dokunuyor insana, sanki onunla birlikte tüm bıraktıkları da peşine takılıp gidivermiş gibi... Halbuki gerçek bu değil. İnsan kaybettiğinin arkasından onun yaşanmışlıklarına tutunarak yaşıyor. Bu bazen sevdiği bir şiir oluveriyor, bazen bir yiyecek... Acının içinde kalmak zor, kabullenmek de, onun içinde büyümek de...
Carl’ın Kitabı: Ölüm Senden Bir Şey Aldığında Onu Geri VerNaja Marie Aidt · Everest Yayınları · 2022243 okunma
Puan vermedi·210 syf.··
2023 7. kitabı
Düşmek, kalkmak, sahip olmak, kaybetmek, acı çekmek, mutlulukla dolmak, sevmek sevilmek; neticede yaşamak... Her şeyini kaybeden bir adamın hikayesi... Her kaybıyla geride kalanlara tutunmaya çalışan en sonunda bir başına kalan.
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,6bin okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2023 6. kitabı
Herkes bir eserin farklı bir tarafından tutar, ona kendi peceresinden bakıp yorumlar. Kiminin gördüğünü kimi görmez, kimini etkileyen satırlar kimine görünmez. Benim vurucu kabul ettiğim kısım ise, iki kişinin birbirlerini ilk gördükleri anda aralarındaki o duvar, beğenilme, yanlış anlaşılma kaygıları çekimserliklerinin bir miktar yakınlaşmayla başka bir boyuta taşınması. Kendilerinin toplum tarafından kabul görmez taraflarını açığa çıkarmaları karşısındakinin sınırlarını tartmaları aynı zamanda birbirlerini tanımaları. Bu kısımları okurkenki şaşkınlığım zihnimden geçen "hiçbir şey göründüğü gibi değil" düşüncesi, yazar tarafından aynı cümle ile ters köşe bir şekilde tekrar karşımda beliriverdi. Aslında tüm o "kötülükler" o kişiler tarafından yapılmamış, onlara yapılmış kötülüklerdi. Velhasıl çevremizdeki insanlar sadece bizim algıladığımız kadar değiller. Hatta belki kendi algılarından da çok üstünler.
1000Kitap
Mikado’nun ÇöpleriMelih Cevdet Anday · Everest Yayınları · 20212,037 okunma